22 Haziran 2018 Cuma

Parke sistre cila

Ali Tatar’ın ruhu rüyalarınızda kabus olsun

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Ali Tatar, Türk ordusunun şerefli bir subayıdır. Deniz Yarbay’ı rütbesinde, 42 yaşında bir Türk subayı… Ordumuza kurulan kumpaslardan birinin kurbanıdır.

Bilindiği gibi, AKP iktidarı sonradan “paralel yapı” diye suçu yıktığı iş ortaklarıyla birlikte ordumuzun her kademesindeki masum Türk subaylarına en acımasız ve hain tuzaklar kurdular.
Adına “Ergenekon, Poyraz Köy Davası, Balyoz” dediler. “Atabeyler Çetesi kafes eylem planı” dediler. Generallere “suikast timi” dediler. Hızlarını alamadılar Deniz Kuvvetlerinin üst kademesindekilerinin tamamına yakınını “Casusluk” davasının içine soktular. Başta eski Genel Kurmay Başkanımız İlker Başbuğ olmak üzere, yüzlerce subay ve muvazzaf subayı yargıladılar. Hem de “terör” suçuyla… Daha da ileri giderek Ordunun “kozmik odasına” girdiler. Komplolarını yeterli görmediler. Bu davaları bazı dernek, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin yöneticilerini de dahil ederek, “Hükümeti yıkmaya teşebbüs” yani “ihtilal yapacaklar” dediler. Utanmadılar, ahlaksızlıkta ve hainlikte sınır tanımadılar. O kadar ileri gittiler ki, “Camilerimizi ordudaki subaylar bombalayacaktı” diyerek, uydurma krokiler yayınladılar.
Bugünkü Cumhurun başı, “bu davaların savcısıyım, hakimiyim” diyerek, düzmece belgelerle davaları açan, yüzlerce şerefli Türk subayını ve sivil toplum örgütü yöneticilerini cezaevlerine dolduran savcılara “zırhlı araçlar” gönderdi, onları alkışladı. İktidar sahipleri ise koro halinde “Devletin bağırsakları temizleniyor” diyerek Savcı ve Hakimleri kutluyorlardı. Daha da ötesi  “korkmayın, arkanızdayız devam edin zulme” diyerek güç verdiler.
Kurdukları kumpaslar ortaya çıkınca, mahkemelerdeki sahte belgeler ve sahte ihbar mektupları ortalıklara saçılınca, hemen “U Dönüşü” yaptılar. “Biz masumuz, aldatıldık. Meğer koynumuzda yıllarca yılan beslemişiz. Bu paralel var ya bu paralel, her şeyi onlar yaptı” diyerek, faturayı paralele kestiler. Kendilerini mazlum göstermeyi başardılar. Halkı aldattılar. Milleti ikna ettiler. Ya vicdanlarınız ne olacak, eğer varsa? Ya yüce Yaratan, o her şeye kadir değil mi?
Şimdi soru şu;
Eğer yolsuzlukların ucu bu günkü Cumhurbaşkanının evladına kadar uzanmasaydı, 17-25 Aralık patlak vermeseydi, Cemaatle kavga olacak mıydı? Koskocaman bir hayır..!!!
Yüzlerce subay cezaevlerinde çürümeye devam edecek miydi? Evet…
Ey vicdan! Ey iman! Neredesin ey İnsanlık? Nereye kayboldun?
Evet, başardılar ordumuzun vatansever subaylarını tasfiye etmeyi. ABD’nin hazırladığı planı aynen uyguladılar. Böylece Türk ordusuna en büyük darbeyi vurdular.
Ali Tatar, bu davalar süresince Hakka uğurladığımız onlarca masumdan birisi… Kimisi cezaevlerinde kahrından öldü, kimisi kanser oldu. Kimisi de Ali Tatar gibi gururuna yediremedi bu alçakça tezgahı ve hayatına kendi elleriyle son verdi..!
O Ali Tatar ki, 7 Aralık 2009’da tutuklanıyor. İtiraz üzerine 16 Aralık’ta serbest bırakılıyor. Ancak iki gün sonra hakkında tekrar tutuklama kararı çıkarılıyor. 19 Aralık 2009 günü kendisini Adliye’ye götürmek için gelenlerden izin isteyerek evinin banyosuna giriyor ve beylik tabancasıyla hayatına son veriyor…
Geride bir eş, bir yetim evlat ve bir de “onur belgesi” bırakıyor. O belgede şu cümleler yazıyor. “Hiç suçum yok. Hukuksuzluğa, karanlığa ışık olabilmek için hayatıma son veriyorum. (Ülkeyi yönetenlere) Bu şekilde giderseniz ne yönetilecek bir ordu, ne yaşayacak bir ülke ve Cumhuriyet bulamayacaksınız…”
Yarbay Ali Tatar’ın da yargılandığı “Generallere suikast planı” davası, tüm sanıkların beraatıyla sonuçlanıyor. Bu dava ile ilgili mahkeme düzmece belge hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Tıpkı diğer davalarda olduğu gibi ölen ölüyor, kalan sağlar bizimdir deniliyor. Yüzlerce subayın emeği, ekmeği elinden alınıyor, geleceği çalınıyor, itibarları yerle bir ediliyor. Aileleri yıllarca perişan oluyor, cezaevlerinde çürütülüyorlar. Sonuçta ülkeyi yönetenler “biz masumuz, paralel yaptı” diyor. Siz bostan korkuluğu musunuz, be hey densizler..! Birinci sorumlu sizsiniz. “Zulme uğrayanların hamisi olacağız” diye milleti aldatarak iktidara geldiniz, en büyük zalimlikleri yaptınız.
Zulmüne dayanamayıp, ölümü seçenlerin yani Ali Tatar’ların, Muzaffer Tekin’lerin, Kuddusi Okkır’ların ruhu sizin kabusunuz olacak inşallah… Ali Tatar’ı tutuklayanları, daha sonra ödüllendirip Yargıtay üyesi yaptığınız muhteremlerle birlikte ömür boyu kabus içinde yaşayacaksınız. Onların ruhu sizi rahat bırakmayacaktır.
Ey ekmeği alınanlar! Selam sizlere!
Ey rütbesi çalınanlar! Selam sizlere!
Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
Ocakları dağıtılan ülkü devleri
Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!  


10 Kasım 2015 Salı 15:15
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL