19 Haziran 2018 Salı

UHAFACE

BAŞBAKAN BİLDİĞİMİZ GİBİ...

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr



Ülkemizde "Gezi Parkı" ile patlak veren olaylar 10. gününü doldurdu.
Eylemler süresince başta büyük şehirler olmak üzere, pek çok ilimizde kan
aktı. Bugün itibariyle biri polis, üç vatandaşımızı hakka uğurladık. Geride
yüzlerce yaralı bıraktık.

Tonlarca biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su sıkıldı. Pek çok cadde ve
sokak "savaş alanı" görünümüne döndü...

Bu olayların 3. gününde Başbakan, ülke dışına çıktı. Olayların artmasına
vesile olan sözler söyleyerek.  O yurt dışında iken, Başbakan
Yardımcısı'nın, Cumhurbaşkanı'nın ve bazı muhalefet partilerinin itidal
çağrılarıda eylemleri durdurmadı.

Bazı sorumlu yazar-çizer, siyaset ve bilim adamları, Başbakan'ın dönüşünde
itidalli davranacağını ve tansiyonun düşeceğini ümit etti. Bir kısım söz
sahibi siyasetçi ve yazarlarda bunun en sağlıklı yol olduğunu ifade
ettiler.

Ancak Başbakan yine hayal kırıklığı yaşattı. Yine suçladı, yine aşağıladı,
yine göz dağı verdi. Sorumsuzca davranmaya devam etti. Şu sözler bir
Başbakan'a hiç yakışmıyor, "Kardeşlerim, emaneti veren millet, emaneti
alacak olanda millettir. Millet dışında hiç kimse gelipte bu emanete el
uzatamaz... Sandık dışında hiç kimse bu emanete kast edemez..." bu sözler bu
gün söylenecek söz mü?  Sokaklara çıkan milyonlar, millet değil mi? Başka
bir ülkenin insanı mı? Uzaydan mı geldiler, bu milletin bir parçası
değiller mi?

Sokaktakiler, yetkinizi elinizden almak istemiyorlar. Sadece, "özelime
dokunma", "kendin gibi düşünmeyenleri ötekileştirme", "ben istediğimi
yaparım anlayışından vazgeç", "benim özel hayatımda ne yiyip, ne içeceğime,
nasıl davranacağıma sen karar veremezsin" diyorlar. Ayrıca, kendilerini
azarlayan ve aşağılayan bir Başbakan istemiyorlar.

Sayın Başbakan, aslında sizde biliyorsunuz sokaktakilerin sizi
yıkamayacağını, yıkmak diye bir dertleri olmadığını. 10 yılı aşkın süredir
"çok çalıştığınızı, memlekete çok hizmetler yaptığınızı, bu tür tepkileri
hak etmediğinizi düşünüyor olmanız" zaten en büyük zaafiyetiniz... Algı
eksikliğiniz, bir türlü durmayan, durdurulamayan egonuz..!



Doğru mu bilmiyorum, bir yazar sizin için; Çocukluğunuzda "babanızdan" çok
dayak yediğinizi, sürekli eziyete maruz kaldığınızı, bu nedenle de
çocukluğunuzdan kalma bazı psikolojik travmaların bugüne yansıdığını
yazmış. Her ne olmuşsa olmuş. Ancak, sizin davranış bozukluğunuzun
sebepleriyle ilgili bizim de görebildiğimiz bir gerçek var.



Yıllarca milli görüş felsefesinin en büyük savunucusu ve onu hayat tarzı
yapmış bir insansınız. Her ne kadar o gömleği çıkardığınızı söylesenizde.
Sizin düşüncenizdeki insanların kahır ekseriyeti, sadece dindarların
cumhuriyet döneminde zulme ve haksızlığa uğradıklarına inanırlar. Böyle
yetiştirilmişlerdir. Bu nedenle de mevcut düzene ve Cumhuriyete hep karşı
olmuşlardır.

Halbuki siz de biliyorsunuz, bütün dünya da biliyor, sağır sultan dahi
biliyor. Cumhuriyet tarihi boyunca sizin gibi pek çok siyasetçi, kendisi
gibi düşünmeyenlere  zulmetmiştir. Zulme uğrayanların tamamının farklı
siyasi görüşü vardı. Ama tamamına yakını da Müslümandı. 1944 zulmunü
görenler, 80 ihtilalinden sonra zindanlara doldurulanlar, düşüncesinden
dolayı işkenceye maruz kalanlar hep olmuştur.  Siz de diğerleri gibi
davranıyorsunuz. Diğerlerinden farklı olarak Cumhuriyet'le de hesaplaşmaya
kalkışıyorsunuz. Halbuki yanılıyorsunuz.



Sorun Cumhuriyet rejimi değil, sizin gibi sorumsuzların Cumhuriyeti
yönetmesinden dolayı halkın zulme uğramasıdır. Sizin bir diğer farkınız
ise, daha çok öç duygusu içinde olmanızdır. Daha fazla kindar olmanızdır.
Ne yazık ki,  etrafınızdakilerin büyük bölümü de bu yaptıklarınızdan haz
duyuyorlar. Sizi bunun için daha da çok seviyorlar.



Maalesef gerçeği görmeyerek, hep sizden önce iktidar olanların
yanlışlarından ve zulmünden bahsediyorsunuz. Her sıkıştığınızda da ne
hikmetse Akif'in meşhur şiirini okuyorsunuz, "Zulmü alkışlayamam, zalimi
asla sevemem..."



Hiç aynaya bakmıyorsunuz. 10 yılı aşkın iktidarınızda haksızlığa uğramış,
hakkı elinden alınmış, dolayısıyla zulme uğramış yüz binlerce insan var.
Bizzat talimatınızla haklarını, makamlarını ve ekmeklerini ellerinden
aldığınız insanlar var. Benim gibi sivil toplum kuruluşu yöneticilerine
dahi zulmetmeye kalkışan "yandaşlarınız" var. Her gün ülkemizin pek çok
yerinde, "candaşlarınızın" zulmü var, görmüyor musunuz?



Elbette görseniz bunları söyleyemezsiniz. Yine sizin çok sık kullandığınız
bir söz var; "Onlar, kulakları var duymazlar, gözleri var görmezler..."



Ne diyelim? Daha fazla sözün ne faydası olacak ki? Sadece sizin zulmünüzden
Allah'a sığınıyoruz...


08 Haziran 2013 Cumartesi 20:21
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun