15 Ağustos 2018 Çarşamba

UHAFACE

Bu yol çıkmaz sokak!

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte, Türk Milleti’nin kutsal saydığı tüm değerleri ayaklar altına alındı. İktidarın vekilleri, yandaş yazarları ve iktidarla güç bulan bütün güruh değerlerimizi çiğnediler, aşağıladılar.
Artık Türklüğümüz, inanç değerlerimiz, Bayrağımız, ülkemizin toprak bütünlüğü, Cumhuriyetimiz ve Atatürk’ümüz yoğun bir saldırı altında. Türk Milleti dönüştürülmek isteniyor. Türk yurdu, eyaletlere bölünmek isteniyor. 90 yılı aşkın Cumhuriyetimizin tüm kazanımları ayaklar altına alınmak isteniyor.
Üzülerek ifade etmeliyiz ki, bu dönüşümün önderliğini ne yazık ki, ülkenin Başbakan’ı yapmaktadır. Ağzından hiç düşürmediği, “ülkemizde 36 etnik grup var” safsatasının içine Türklüğü de alarak aşağılamaktadır. Bununla da yetinmeyerek, logosunda “Türkiye Türklerindir” yazan gazeteye bu sözden dolayı, “ağzına gelen herşeyi söylemekte”, “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarını her yerden sildirmekte ve T.C. ibaresini kamu kurumu levhalarından çıkartan yöneticileri desteklemektedir. 
Cumhurbaşkanı da Başbakan’dan geri kalmamakta, Başbakan’dan “rol kapma yarışına” girmektedir. O da tüm değerlerimizden özellikle de, “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünden dolayı duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getirmektedir.
Ülkemizde 46 etnik grubun olduğunu ilk ortaya atan bir Alman yazardır.(Peter Alford Andrews) Söz konusu yazar, ülkemiz insanlarını, Türkmenlerden Yörüklere kadar, kendine göre 47 etnik gruba ayırmıştır.
Herhalde Başbakan da bu Alman yazardan etkilenerek 36 etnik gruptan bahsetmektedir. Daha da ileri giderek, yabancıların bile ülkemiz nüfusunun %86’sının Türk olduğunu söylediği gerçeği ortadayken, Türklüğü de alt kimlikmiş gibi ve etnik bir grupmuş gibi ifade etmesi oldukça düşündürücüdür.
Israrla Türklüğü Anayasadan çıkartmak ve ülkenin adından silmek için her yolu deneyen Başbakan’ı ne yazık ki, Başbakanlık koltuğuna getirenler, adını silmek istediği Türklerdir…
Hedefi, alt kimliklerle anılan ve aşure çorbası gibi karışık bir toplum yapısı oluşturmaktır. Etnik kökenleri öne çıkartarak, herkesin farklı kimliklerden oluştuğunu beyinlere kazıyarak nasıl “Tek Millet ve Tek Devlet” kalacağız?
Dünyadaki tüm ülkelerde yaşayanların çoğunluğunu oluşturan insan topluluklarının soy kimliği ne ise, o ülke o milletin adını almıştır. Almanya’da, Fransa’da ve Rusya’da da böyledir.
Başbakanın ilmi hiçbir gerekçesi olmayan ve dünyada da örneği bulunmayan, Türklük yerine “Türkiyelilik” kavramında ısrar etmesi, Türkiye’yi çıkmaz sokağa sürüklemekten başka bir şey değildir. Millet olarak bu durumu içimize sindirmemiz de asla mümkün olmayacaktır.
“Efendim Osmanlı’da olmuş” diyerek, bunu savunmak gaflet değilse, ihanettir. Her devrin şartları yaşanılan dönem için geçerlidir. Her ülkenin yönetim anlayışı da, bir başka ülkeye uymayabilir. Kaldı ki, Osmanlı’nın gerileme dönemi sosyolojik olarak incelenirse, farklı kimliklerin sarayda etkin olma çabalarının yıkılışa ivme kazandırdığı görülecektir. Son dönem Osmanlı Sadrazam ve Paşaların kimliklerine bakıldığı zaman bu durum gün ışığı gibi ortaya çıkacaktır.
Başbakan’ın milleti tarif ederken, “tek dil” kavramını kullanmaması ve hatta ısrarla, “Ben tek Millet, tek Devlet, tek Bayrak dedim. Ama tek Dil demedim” ifadeleri oldukça manidardır. Çünkü millet tarifine bakıldığı zaman, “Dil Birliği” ilk sırada yer alır. Yani Dil Birliği, Millet kavramının olmazsa olmazıdır. Hem milli eğitim tedrisatımızda, hem de tüm dünyada millet tanımı içerisinde ortak dil öğesi vardır.
Dil birliğini savunmayan Başbakanın, milletimizi iki dilli, hatta daha fazla dilli bir yapıya götürme arzusu olduğu görülmektedir. Özellikle Kürtçe’nin okullara seçmeli ders olarak sokulmasının altında bu gerçek yatıyor. Ayrıca iktidar partisinin TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonuna verdiği teklifte, “Devletin Dili Türkçe’dir” ifadesi yerine, “Devletin Resmi Dili Türkçe’dir” ifadesini koyma arzusu da bunun bir göstergesidir. Eğer bu yol açılırsa mutlaka arkası da gelecektir. Artık okullarımız ve çocuklarımız birbirlerinden ayrılacaklar, tedrisatımız Başbakan’ın ifade ettiği 36 etnik gruba göre dizayn edilecektir. Hiçbir güçte bu gidişe engel olamayacaktır. Türkçe, Kürtçe, Arapça, Lazca, Boşnakça, Gürcüce, Zazaca (vs) eğitimin yolu açılacaktır.
Barış bahanesiyle bölücü başına verilmiş bir söz de olsa bu yol, yol değildir. Bu yol çıkmaz sokaktır! Milletimizi felakete sürekler. Başbakan’ın gözü dönmüş, ne yaptığını bilmiyor. İş işten geçmeden, kendi içinden birileri bu gidişe dur demelidir.


23 Nisan 2013 Salı 01:05
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun