16 Ekim 2018 Salı

UHAFACE

Bunun adı milletin sırtından kurban kesmektir!

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Aslında ülkemizde her şeye alıştırıldık… Her olumsuzluğu kabullenir olduk. Hak, hukuk ve adaletin kıymeti harbiyesinin kalmadığı, dürüstlüğün rafa kaldırıldığı bir süreci yaşıyoruz…

Omurgasızlığın, şakşakçılığın ve güçlüden yana tavır sergilemenin değer kazandığı bir ülke ve yönetim tablosu ile yüz yüzeyiz…
Devlet yönetimini ele geçirenler “Deli Dumrul” misali uygulamalarla yollarını aça aça gidiyorlar. Ne acıdır ki, toplum %50’ye yakın bir kısmı da bu kirli gidişin arkasında saf tutmuştur…
Tükettiğimiz elektrik, su ve doğalgaz gibi her emtiadan haksız ve hukuksuz kesintiler yapılır. Zaman zaman mahkeme kararları yok sayılır. Böylece, Devleti yönetenler milletin sırtından istediklerini alır…
Bu nasıl bir adalet ki, tükettiğimiz her damla suya konulan tüketim bedeli dışında “Şube yolu bakım ücreti ve Atık su bedeli” öderiz? Yetmez, bunların KDV’sini de ödetirler…
Tüketmek zorunda kaldığımız elektriğin birde “kayıp kaçak bedelini” öderiz. Sanki kayıp kaçağa biz sebep olmuşuz gibi… Dürüst vatandaşa ceza, elektriği kaçak kullanana ödül! Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır ki, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz olmak üzere, milyonlarca vatandaş elektriği kaçak kullanır? Sadece aydınlatma ihtiyacı olarak da değil, odun kömür yerine elektrikli aletlerle ısınır… Bedelini de biz yani ben, sen, o öderiz…
Bizler evimizde bir lambanın fazla yandığını israf olarak görür, bun hususta çocuğumuz unutkanlık yaptığında da onu uyarırız. Biz elektrik tüketiminde bu kadar hassas davranırken, öteki de bizim sırtımızdan ısınır. Mahkemeler karar verir,  elektrikte “kayıp kaçağın bedelini” dürüst vatandaştan almazsınız diye… Ancak, ülkeyi yönetenler “Hayır, ödeyeceksiniz. Ben böyle istiyorum. Biz yasa masa, mahkeme falan tanımayız. ” derler. Elimiz mahkum ya diğerleri gibi “harama” tevessül edeceğiz ya da bu haksızlığı kabulleneceğiz ve boynumuzu bükeceğiz. Yani, “ya bu deveyi güdersin ya da bu devrandan gidersin” mantığı ile…
Elektrikte kayıp kaçak bedeli ödediğimiz yetmiyormuş gibi bir de TRT bedeli ödüyoruz.
Bilindiği gibi TRT (Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu) devletin resmi bir kurumudur. Anayasa’nın 133. Maddesine göre kurulmuş, kamu yararına hizmet vermek ve tarafsız yayın yapmak üzere 2954 sayılı kanunun 5. Maddesinde de yayın ilkeleri sıralanmıştır.
Buraya kadar bir sorun yok. Bütün mesele TRT’nin gerçekten Anayasamızın temel nitelikleri doğrultusunda, tarafsızlık ilkesinden taviz vermeden yayın yapıp yapmadığıdır. Eğer, bu konuda bir insan çıkıp “TRT tarafsız yayın yapıyor” derse, ona “kargalar bile güler.” Ama beynini kiraya vermiş kargalar, ülkemizde oldukça fazla… Onlar hemen buna karşı çıkar ve adaletsizliği savunacak kadar seviyesizleşirler.
Bazı gazeteler TRT’nin haberlerinde siyasi partilere ayırdıkları sürelerin istatistiğini yayınlamışlar. Yasa gereği, siyasi partilerin aldıkları oy oranlarına göre yayın süresi kullanmaları gerekir. Ancak, her iktidar kendine biraz yontar. Bunu anlayabiliriz. Fakat sonuçları görünce “bu kadarı da olmaz” demekten kendimizi alamadık.
Şöyle ki; 7 Haziran seçimleri öncesi yani 1 Nisan-6 Haziran tarihine kadar 2 aylık sürede AKP’nin 63 saat, CHP’nin 16 saat, MHP’nin ise 6 saat süre ile TRT’de faaliyetleri yayınlanmış. Bu rakamların anlamı şu; AKP’nin CHP’den 4 kat, MHP’den ise 10 kat fazla TRT’de propagandası yapılmış ve yayınlanmış. İyi de, adalet nerede burada? İktidar partisi CHP’den 4 kat, MHP’den 10 kat fazla oy mu aldı?
Dostlar, bu detayları neden yazdım? Eğer TRT bizim sırtımızdan yayın yapmamış olsa, bu sorun siyasi partilerin sorunu deyip geçebilirdik. Ancak, sadece geçen yıl bu milletin sırtından TRT’ye elektrik faturalarımızdan aktarılan TRT payı toplamı 802 milyon TL. Ayrıca, TRT’nin “bandrol bedeli” olarak halktan aldığı para 600 milyon TL’dir. Bu iki kalemden TRT’nin kasasına giren toplam tutar yıllık 1.4 milyar TL’dir. TRT bizim sırtımızdan iktidar partisinin propagandasını yapıyor. Yetmiyor, vergilerimizden oluşan genel bütçeden de ayrıca pay alıyor. Diğer yandan TRT yönetimi şu hassas dönemde 14 kanalından birisi olan ve Türk devletleri ile akraba topluluklara yayın yapan “TRT TÜRK”ü kapatma kararı alıyor. Gerekçesi ise, ekonomik sebepler olarak gösteriliyor. Şimdi herkes elini vicdanına koysun. Böyle bir kanala “Milli” demek, “bizim milletimizin TRT’si” demek mümkün müdür? Pek çok kamu kurumu gibi TRT’de devletin kurumu olmaktan çıkarılmış, iktidarın yandaşı kuruluş haline getirilmiştir. Hem de 78 milyon vatandaşın sırtından… Bunun adı “milletin sırtından kurban kesmektir.”
Ve buradan soruyoruz:
Ey adalet neredesin? Ey insanlık öldün mü?


07 Ocak 2016 Perşembe 11:41
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL