22 Haziran 2018 Cuma

Parke sistre cila

Cumhurbaşkanı’na açık mektup Memurun üzerinden elinizi çekiniz!

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Sayın Cumhurbaşkanı;  memurları pek sevmediğinizi biliyoruz. Zaten sizde bunu gizlemiyor yıllardır fırsat bulduğunuz her ortamda söylüyorsunuz.
rn2005 yılında Gaziantep’te yaptığınız bir konuşmada özel sektörde iş beğenmeyip, kamuda iş talep eden vatandaşları kast ederek; “Adam iş beğenmiyor, illa memur olacakmış. Memur olunca ne olacak? Yan gelip yatacak, sonsuza kadar güvence… Nerede bu yoğurdun bolluğu..?”
rnSadece bu beyanınız mı? Tatbikî hayır … İktidarınız boyunca “Kamu çalışanlarının güvencesinin kaldırılması gerektiğini” defalarca söylediniz. Hatta bu konuda bazı yasal düzenlemeler yaptınız. Bu düzenlemelerin  Anayasa Mahkemesi’nden geri dönmesi de  sizi bu tavrınızdan vazgeçiremedi.  
rnİktidarınızın destekçisi  Memur Sendikaları Konfederasyonun bir  toplantısında, bu sendikanın üyeleri olan  katılımcı memurların gözlerinin içine baka baka, “memurların güvencelerinin kaldırılması gerektiğini” söylediniz ve o memurlar da sizi alkışladı. Bu alkışlar sizi iyice iştaha getirdi.
rnEn son yaklaşık 2 ay önce iş adamları ile Bursa’da yaptığınız bir toplantıda yine memurları aşağılayarak  “Adam memur olmuş, kulağından tutup atamıyorsunuz. Mahkemeyle geri dönüyorlar. Bu böyle gitmez. Anayasa’nın değiştirilmesi lazım. İşçilerde olduğu gibi kıdem tazminatını verir, kapının önüne koyarsın. Bunu yapamıyoruz. Ancak, bu seçimlerde 400 milletvekili çıkarırsak Anayasa’yı değiştirebiliriz” dediniz.
rnBununla da yetinmediniz, memurun güvencesini dilinize dolamaya devam ettiniz. “Dünyanın hiçbir yerinde memur-işçi diye ayrım yok. Anayasayı değiştirip, hepsini çalışanlar yapmalıyız” diyerek, açıklamalarınızı tüm hızınızla sürdürdünüz. Ancak, bu ifadelerinizin yanlış olduğu ortaya çıktı. Başta ABD’de olmak üzere, Fransa, Hollanda, Portekiz, İspanya gibi onlarca ülkede kamuda çalışanların ya tamamı ya da büyük bir bölümü sürekli çalışanlardan oluşmaktadır. Yani güvenceleri var. Bu bilgiler de Devlet Personel Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde yayınlanmıştır. Böylece sözlerinizi devletin resmi kurumu tekzip etmiş oldu.
rnBiliniz ki, devletteki memurlar, devletin hafızasıdır. Devleti somutlaştıran insanlardır. Devletten memurları çıkardığınızda geriye “Duvarlar ve Kurallar” kalır.  Devlet memurları, devletin varlığının birliğinin ve dirliğinin teminatıdır. Şu ifadelerde size ait; “Devlete kapağı attılar mı, emekli olana kadar çalışıyorlar.” Bu da doğru değil. Kamuda her yıl en az 20 bin memur çeşitli disiplin suçlarından dolayı ceza alıyor ve  ortalama 500 memurun da iş akdi fesh ediliyor. Edilmelidir de… Biz de memuriyete uygun hareket etmeyen, devleti zarara uğratan ve akçeli işlere bulaşan memurlar işten atılmalıdır diyoruz.  
rnSayın Cumhurbaşkanı,
rn17-25 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonundan sonra kamuda cadı avı başlattınız. İktidarınız süresince, birlikte devleti yönettikleriniz ve aynı lokmayı paylaştıklarınızla kavgaya tutuştunuz. İktidarınız döneminde ki tüm kirli işlerin, kumpasların ve yanlış icraatların sorumlusu olarak, “paralel yapıyı” gösterdiniz. Onları, “günah keçisi” ilan ettiniz.  
rnSon bir buçuk yıldır “Paralel Yapı” bahanesiyle, devlette de çeşitli operasyonlar yapıyorsunuz. Bu doğrultuda yeni Kanunlar ve  yönetmelikler çıkardınız. 1750 civarında 1. Sınıf Polis Müdürünü resen emekli ettiniz.
rnAncak üzülerek ifade edeyim ki şu talihsiz sözler bizzat sizin ağzınızdan dökülmüştür. Hem de sarayınıza davet ettiğiniz polislere yaptığınız konuşmada; “Bu paralel yapının yüzünden kurunun yanında yaş da yanıyor…” buyurdunuz. Bu bir itiraftır. Bu kamuda haksız yere cezalandırmalar yaptığınızın bir itirafıdır.
rnSormak isterim; Elinizin altında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yok mu? Yine Polis ve Jandarma İstihbarat birimleri yok mu? Elbette var… Öyleyse Devlette çalışan memurlar içinde suçlu ve suçsuzu ayır edemiyor musunuz? Bu durum oldukça düşündürücüdür.
rnElbette devlette bir “paralel yapı” oluşmuşsa, kanunlar ve yasalar çiğnenmişse  gereği yapılmalıdır. Ancak, mevcut yasalar içinde kalmak kaydıyla… Ayrıca da suçsuz olanlar ayıklanarak… Ama bunlar yapılmadı. Binlerce memuru mağdur ettiniz, mazlumlar yarattınız.
rnZaten siyasi iktidarınız boyunca memurları, “bizden olanlar ve olmayanlar” diye ikiye ayırdınız. İktidarınız boyunca omuz verdiğiniz sözde memur Sendikaları ile memurların arasına fitne girmesine sebep oldunuz. Kamu çalışanları iktidarınız boyunca hep huzursuz ve mutsuz oldu. Devlet yönetiminde liyakat, tecrübe ve birikimi ayaklar altına aldınız. “Bizden olsun da nasıl olursa olsun” anlayışı ile devletin üst kadrolarını beceriksiz ve niteliksiz yandaşlarınızla doldurdunuz. Bu yaptıklarınızla sadece kamuda çalışma barışını bozmakla kalmadınız, vatandaşların kamudan nitelikli hizmet almasını da engellediniz. Ayrıca kamuda taşeronlaşmaya da omuz verdiniz, insanları üç kuruşa çalışmaya mahkum ettiniz.  Hızınızı alamadınız, şube müdürleri, merkez müdürleri ve ilçe müdürleri hepsi bizden olsun diye,  yazılı sınav sonucu müdürlüğe atananlara sözlü sınav getirdiniz. Tabiri caizse bu tür uygulamalarınızla kamuda yandaş ve Candaş olmayanlara hayat hakkı tanımadınız.
rnEn büyük adaletsizliği ise, doldur boşalt sistemi ile 20 bini aşkın kişiyi sınavsız memurluğa atayarak yaptınız. İstisnai kadroları suiistimal ettiniz. Bu hususta devletin bütçesini denetlemekle görevli Sayıştay’ın 2008 yılında yayınladığı raporu görmezden geldiniz. Vekillerinizin, il örgütü yöneticilerinizin ve bakanlarınızın çocuklarını sınavsız memur yaptınız. Milyonlarca vatan evladı kamuda işe girebilmek için sınavdan sınava koşarken, babalarının alın terinden ayırdıklarını dershanelere dökerken sizler onları görmediniz. Kul hakkını hiçe saydınız.
rnSayın Cumhurbaşkanı,
rnYukarıdaki ifadelerimle, İktidarınız yani Başbakanlığınız süresince kamuda yapılanları özetlemeye çalıştım. Artık Cumhurbaşkanısınız, tarafsız olmalıydınız. Ettiğiniz yemine sadık kalmalı, değiştirdiğiniz Anayasa’ya uygun hareket etmeliydiniz. Anayasa’da yazan görevlerinizin dışına çıkmamalıydınız. Ancak siz tam tersini yaptınız. Milletle, %58’in oylarıyla değiştirdiğin Anayasa maddelerini çiğnedin. Böylece de 2010 yılında Anayasa değişikliğine destek veren %58’in iradesini yok saydınız.
rn Memurlarla ilgili olumsuz sözlerinizi,  Cumhurbaşkanı olduğunuzda da sürdürdünüz. Şimdi de memurlara zor kullanıyorsunuz. Seçim mitinglerine gittiğiniz illerde Valilikler tüm il ve ilçelerdeki memurları zorla mitinglerinize götürüyorlar. Gelmeyenler ise disiplin kovuşturması ve sürgünlerle tehdit ediliyor… Sadece sizin mitingleriniz değil elbette…. Açtığınız hukuksuz ve baskıcı yoldan Başbakan, Bakanlar ve AKP yöneticileri de geçiyor…
rnBu zevat hangi ilde toplantı ve ya miting yapıyorsa kamu çalışanı devlet memurları baskı ve tehdit ile toplantılara götürülüyor. Okullardaki öğretmenler derslerine ara veriyor. Öğrenciler derslerinden geri bırakılarak, zorla miting meydanlarına götürülüyorlar. Hastanelerde acil servisler dışındaki bölümlerde çalışan memurlar da aynı baskıyı yaşıyor. Belediyelerde ve müftülüklerde çalışanlar ise, kadrolu AKP mitingcisi haline getirildi. Sözün özü, kamu kurumlarındaki tüm çalışanlar AKP’nin il ve ilçelerdeki mitinglerine zorla götürülüyorlar. Valiler ve il müdürleri yazılı ve sözlü tehditlerde bulunuyorlar. Devletin resmi araçları sahte plakalarla iktidarın miting ve toplantılarına insan taşıyor… Sayenizde ülkemizde adil olmayan bir seçime gidiliyor… Ülkenin her yerinde Devlet Kaynakları, daha doğrusu “beyt-ül mal” kurucusu ve genel başkanı olduğun parti lehine kullanılıyor. Bütün bunlar da mevcut yasalar çiğnenerek yapılıyor. Bunun vebali sizin üzerinizdedir.
rnYasalar çiğneniyor. Allah aşkına sorarım size; “Zorla güzellik olur mu?” Devlet memurlarını tehdit ve baskıyla miting meydanlarına götürmek hangi kanunda hangi yönetmelikte var? Önceki gün Hakkari’de zorla alana getirdiğiniz insanlar televizyonları ve gazetecileri gördüğünde yüzlerini kapatıyorlar, hiç düşündünüz mü neden? Kul hakkını gasp ederek kazanacağınız bir seçimin hayrı olur mu?
rnSayın Cumhurbaşkanı,
rnBilmiyorsanız, ben size anlatayım “Devlet Adamı” nasıl olur, vatandaşa nasıl davranır? Bakınız ayetlerde şöyle yazıyor; “Allah için adaleti ayakta tutup, gözeten şahitler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin” (Maide Suresi, 8)
rn“Daima adil davranın, muhakkak ki Allah adil davrananları sever” (Hucurat Suresi, 49)
rn“Ey Davut, biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında  hak ve adaletle hükmet, Heva ve hevesine uyma, yoksa bu seni Allah’ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutanlara çetin bir azap vardır” (Sad Suresi, 38)
rn“Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisa Suresi, 58)
rn“Kim emanete, (Devletin ve Milletin malına) hıyanet ederse, kıyamet günü günahı boynuna asılı gelir.” (Ali İmran, 166)
rnYüce Peygamberimiz de, “Adalet güzeldir. Devlet büyüklerinde olursa daha da güzeldir” buyuruyor. Bir başka buyruğunda ise, “Haktan ve adaletten ayrılmadıkça, ümmetimden hiçbir kavim zeval bulmaz.”
rn“Hepiniz gözeticisiniz. Gözettiklerinizden sorumlusunuz. Lider bir gözeticidir. Yaşattıklarından sorumludur.”
rn“Kıyamet gününde insanların Allah Teâlâ’ya en sevimsiz olanı ve ona en uzak mesafede bulunanı zalim Devlet Başkanı’dır.” Buyuruyor.
rnHz. Ali ise, “Adalet halkın dirliği, düzeni, idarecilerin süsü ve güzelliğidir.” Başka bir sözünde ise, “Adalet imanın başıdır. İhsanın birleştiği noktadır ve imanın en yüksek mertebesidir.”
rnKutadgu Bilig’te Yusuf Has Hacip, “Bey, iyi kanun yap, önce kendin uy” diyor. Adliyelerimizde ise, “Adalet mülkün temelidir” yazıyor.
rnSayın Cumhurbaşkanı,
rnÖnemli olan miting meydanlarında din ve kefen edebiyatı yapıp, yüce kitabımız Kuran’ı sallamak değildir. Önemli olan Kuran ve Peygamber ahlakı ile hareket etmek ve yaşamaktır.
rnSon söz; Sayın Cumhurbaşkanı 13 yıldır memurlara her türlü hukuksuzluğu yaptınız, memurların cezası daha bitmedi mi? Lütfen memurları rahat bırakınız ve yakalarından düşünüz…!
rn


30 Kasım 1999 Salı 00:00
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL