19 Ekim 2018 Cuma

Parke sistre cila

Dinimizde eşkıyalığın (yol kesiciliğin) cezası

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Bölücü eşkıya ile mücadelede sonuç alamayacağını düşünen hükümetimiz, “Akan Kanı Durdurma” adına bölücü eşkıyayı masum ve mazlum gösterme gayretleri içine girmiştir. Halkımızı “Kan dursun da, nasıl durursa dursun”  noktasına getirmek için olağanüstü çaba sarfeden yöneticilerimiz, zaman zaman verdikleri beyanatlarla ve yaptıkları kanuni düzenlemelerle şehitlerimizin kemiklerini sızlatmakta ve milletimizi derin bir endişeye sürüklemektedir.
Endişemiz o dur ki; Türkiye bir yol ayrımına doğru sürüklenmektedir. Bu hususta hükümet adına konuşan bir kısım zevatın açıklamaları endişelerimizi daha da artırmaktadır.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ölüm orucuna yatan PKK militanları için, “onlar da insan, ölmesinler. Onların talepleri doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılacak” ve bir bölücü vekilin geçmişte cezaevinde kendisine yapılanlarla ilgili açıklamalarından yola çıkarak, “ ben olsam ben de dağa çıkardım”,
Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in, “ dağda ölen teröristlere ağlamıyorsanız insan değilsiniz”,
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, “ biz terörist başı ile görüşmeyeceğiz de, Sultan Ahmet Camii imamı ile mi görüşeceğiz”,
AKP Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten’in, “21 bin PKK’lı öldürüldü. Yani 21 bin çocuğumuz öldürüldü. Hepsi benim çocuğum”,
Son olarak da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “teröristler isterlerse güvenli bir şekilde yurt dışına çıkmalarını sağlarız” ifadeleri medyada da yer almıştır.
Bilindiği gibi bölücü katiller 30 yıldır, ülkemiz insanlarına “kan kusturuyorlar.” Yol kesiyorlar, köy yakıyorlar, adam kaçırıyorlar, çoluk-çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek ayrımı yapmadan vatandaşlarımızı kurşuna diziyorlar. Karakolları basıyorlar. Yollara, mağazalara, parklara ve sokaklara bombalar koyuyorlar. Bunlar da yetmiyor, canlı bomba olup halkımızı topyekun yok etmeye kalkıyorlar.
Yüce dinimizde bu tür eşkıyalıkları yapanlar için, bir ayetten bahsedeceğiz. Okuyanlar eşkıyanın yaptıklarının karşılığının ne olduğunu bir kere daha görsünler,  ayrıca ülkeyi yönetenlerin bu hususta yüce dinimize uygun işlemler yapıp yapmadıklarına da karar versinler diye…
Yol Kesicilik (Kat’ut - Tarik veya Kat-ı Tarik)
İslam Hukukunda “yol kesicilik” ağır cürümlerden kabul edilmektedir. Yol kesicilik Sirkatü'l-Kübra (büyük hırsızlık) olarak değerlendirilmektedir.
‘İslam Fakih’leri’ yol kesiciliğin tarifini şu şekilde yapılmaktadırlar; "İslam Devleti sınırları içerisinde yaşayan, Müslüman ya da zımmilerden olan kimselerin,  yine Müslüman ya da zımmilerden olan kimselerin yollarını keserek mal, para, eşya yahut canlarına kastetmesine Kat`ut-Tarik denilir."  Yol kesme, alenen suç işleme, insanları korkutma, mallarını kaba kuvvet yoluyla almak ve böylece yol emniyetini ihlal ederek ortadan kaldırmaktır.
Bu husus, Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim’in Maide Suresinde şu şekilde ifade ediliyor:
"Allah ve Resulüne (mü'minlere) harp açanların yeryüzünde (yol kesmek suretiyle) fesatçılığa koşanların cezası, ancak öldürülmeleridir. Ya asılmaları yahut sağ elleriyle sol ayaklarının çaprazvari kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahirette ise onlara, başkaca pek büyük bir azapta vardır.”
Ayet-i Kerimeden de anlaşıldığı üzere, yol kesmenin suçunun cezası dört şekilde takdir olunmuştur;
1- Öldürülmek, 2- Asılmak, 3- Sağ elleriyle sol ayaklarının kesilmesi, 4 - Bulundukları beldeden sürülmek
İslam alimlerince, bu dört husus aşağıdaki gibi yorumlanmaktadır:
1 - Yol kesenler, mallara dokunmadan sadece yolcuları öldürmüşseler, öldürülürler.
2 - Yol kesenler, yolunu kestiği kimseleri hem öldürmüş hem de mallarını almış iseler,  ceza olarak önce, sağ elleri ile sol ayakları çapraz olacak şekilde kesilip daha sonra  asılırlar.
3 - Yol kesiciler, adam öldürmez fakat malları alırlarsa, sağ elleri ve sol ayakları çaprazlamasına kesilir.
4 - Yol kesiciler, insanlara ve mallara dokunmaz sadece korkuturlarsa, sürgün edilirler. Sürgünden maksat suçluları memleketin dışında bir yerde hapsetmektir.
İslam alimleri yol kesicilere daha doğru bir ifade ile eşkıyalık yapanlara verilen cezaların affedilemeyeceği ayrıca, bu suçlardan Sulh ve İbra’nın da caiz olmadığını ifade etmişlerdir.
Yol kesmek, devletin emniyet ve asayişini ağır şekilde ihlal etmek demektir. Dolayısıyla bu suçlarda Hakkullah (Allah’a ait olan hak) vardır. Yol kesenler ister bir ya da daha fazla kişi olsun, yaptıklarına karşılık hepsi aynı cezayı alır. Af olmadığı gibi, cezalarında da hafifletme de olmaz.


08 Şubat 2013 Cuma 10:32
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL