19 Haziran 2018 Salı

Parke sistre cila

Farkınız nedir? diye soranlara!

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Sevgili Dostlar, 

24 yıldır sendikal hak mücadelesi veriyoruz. Bu süreç içerisinde görülmüştür ki, Türkiye Kamu-Sen kuruluş ilkeleri doğrultusunda eğilmeden, bükülmeden hak mücadelesi veriyor. Kınayanın kınamasına aldırmadan, zalimlerin tehditlerine pabuç bırakmadan, doğruluktan sapmadan yoluna kararlı bir şekilde devam ediyor.
Zaman zaman soruyorlar, “neden sizinle olalım, neden sizinle yürüyelim? Farkınız nedir?” diye…
Biz bir emek örgütüyüz. Memurlarımızın haklarını korumak ve geliştirmek için yola çıktık. Elbette ki, kamuda çalışan devlet memurlarının hakkını ve hukukunu kararlılıkla savunmak, bizim boynumuzun borcudur.
Biliriz ki, sendikanın temeli haktır, hukuktur ve adalettir. Yine biliriz ki, manevi inancımızın temeli de hak, hukuk ve adalettir. Devletlerin ayakta kalabilmesi ve çağdaş dünyada layık olduğu seviyeye ulaşabilmesinin birinci şartı da budur. Adaletin olmadığı, hak ve hukukun gözetilmediği bir devlet yönetiminde yaşayan halk, refaha ve mutluluğa ulaşamaz. Bu temel ilkeleri harfiyen yerine getirmek, devlet yönetiminin en temel görevi olmalıdır. Alt yapısı adalet, hak ve hukuka dayanan bir devlet yönetimi anlayışı içerisine, daha çok çalışmayı ve üretmeyi de eklediğimiz zaman, Büyük Atamızın hedef gösterdiği, “Çağdaş Muasır Medeniyetler Seviyesi” yakalanabilir. Milletimiz huzur ve mutluluğa kavuşabilir ve sonuçta “Dik baş, tok karın ve mutlu yarın” özdeyişine millet olarak kavuşabiliriz.
İşte bizim farkımız, yukarıda saydıklarımızdır. Yani hakkı tutup kaldırmaktır. Haksızlığa karşı durmaktır. Hak, hukuk ve adaleti sadece memurlar için değil, tüm milletimiz için istemektir. Ayrımcılıklara karşı durmaktır. Sınıf üstünlüğünü reddetmektir. “Emek kutsal, insan mukaddestir” anlayışını şiar edinerek çalışmaktır.
24 yıllık sendikal mücadelemizde, bir kamu çalışanı bunu hala anlayamamışsa, elbette onun için yapacak bir şeyimiz yok… Söyleyecek bir sözümüz de olmaz!
Bizi takip edenler bilirler ki, “Biz Türkiyeyiz, biz Türk Milleti’nin hizmetkarlığına talip, serdengeçtileriz…” Daha ötesi, “Başka Türkiye yok, başka Türk Milleti yok” anlayışı içinde, 80 milyon insanımızı kucaklayan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen bir idealin mensuplarıyız.
Biz diyoruz ki; Bizi, biz yapan değerlerimizden asla ayrılmayız. Bu değerlerimize sıkı sıkı sarılırız. Bu değerlerimizi yücelterek, birliğimizi ve dirliğimizi sağlayabiliriz, anlayışı içinde kararlı bir şekilde yürürüz.
Bizi, biz yapan değerler nedir? Biz derken kastımız, top yekün Türk Milleti’dir. Türk Milleti’nin milli ve manevi değerlerine Cumhuriyetine, Demokrasisine, tarihine, kültürüne sahip çıkmaktır. Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görüp, birlikte huzur ve kardeşlik içinde Anadolu coğrafyasında yaşamaktır.
Üzülerek ifade etmeliyim ki, bazı memur sendika ve konfederasyonları milli ve manevi kimliklerimizle ve toplumsal bütünlüğümüzle savaşır hale gelmiştir. Birisi bölücülerle birlikte, diğeri Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarıyla el ele vermiştir. Bu kabul edilemez bir durumdur.
Daha 4 gün önce, Büyük Önder Atatürk’ü son yolculuğuna uğurlayışımızın 78. Yılı idi. Milletimiz, Cumhuriyetimizin hamisi, bağımsızlığımızın mimarı Atamızı minnet, şükran ve dualarla yad ederken, Devletimizin memurları adına kurulmuş olan iki memur sendikaları konfederasyonunun Atamıza kayıtsız kalması, Atamızın adını dahi anmamaları onlar adına büyük bir utançtır. Cumhuriyeti bile ağızlarına almaktan kaçınan bu malum konfederasyonların yöneticileri acaba hangi milletten? Onlara sormak lazım; Atatürk olmasaydı, Cumhuriyet kurulmasaydı bugün ki özgürlüklerine sahip olabilirler miydi? Bu konfederasyonların yöneticileri yoksa içimizde Truva At’ları mıdır? Memurlarımız bunları iyi görmeli ve kimlerle yürüdüklerini bir kez daha gözden geçirmelidirler. Acaba onların Cumhuriyetle ve Atatürk’le ne problemleri var?
İşte KESK ve Memur-Sen’in üyeleri bunu sorgulamalıdır. Ya yöneticilerini hizaya getirmeli, ya da onları yalnızlığa terk etmelidir. Aksi halde onlarda hem geçmişlerine ihanet ve hem de bölücülüğe hizmet etmiş olurlar, benden söylemesi…
Yukarıda ifade ettiğim gibi; bizi, biz yapan değerlere sahip çıkmak, bizim birliğimizin ve dirliğimizin temelidir. Ayrıca bizim diğerlerinden farkımız, kim olursa olsun, “mazluma sahip çıkmak, zalime karşı durmak” kime yapılırsa yapılsın, haksızlık karşısında hakkı ve adaleti savunmaktır.


14 Kasım 2016 Pazartesi 19:24
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL