19 Ekim 2018 Cuma

UHAFACE

Memurun iş güvencesi - 1

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Bugünkü siyasi iktidar, iş başına geldiği yıldan itibaren “Kamu görevlilerinin iş güvencesinin kaldırılması gerektiğini” yüksek sesle ifade etmeye başlamış ve 2003 yılında, “Kamu Yönetimi Temel Kanunu” tasarısını hazırlayarak, kısa sürede Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirmiş ve 15.04.2014 günü kanunlaştırmıştı.
Her yönü ile Anayasa’ya aykırı olan bu yasa, o günkü Cumhurbaşkanı tarafından 22 farklı maddesinde Anayasa’ya aykırılık olduğu gerekçesiyle TBMM’ye iade edilmişti. Kanunun iadesiyle birlikte yeni bir çalışma yapılmamış, ancak kamu yönetimiyle ilgili bazı düzenlemeler topyekün değil de, kısım kısım TBMM’ye getirilerek yasallaştırılmaya çalışılmıştı.
Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’in çeşitli sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek hazırladığı yasa tasarısının mimarları, TESEV, TÜSİAD, TOBB, Uluslararası Belediyecilik Örgütü gibi kuruluşlardan oluşmuştur.
Yasa Tasarısının hazırlık çalışmalarına memur sendikaları davet edilmemiş, tabir-i caizse “Memurların evlerinin içinde düzenleme yapılmış, ancak onlara haber verilmemiştir.”
Tasarının TBMM’ye getirilmesi ile birlikte, Türkiye Kamu-Sen güçlü bir muhalefet oluşturmuş, o dönem bütün siyasi parti liderleri ile görüşülmüş, iktidarın ilgili Bakanı’na defalarca itirazlar yapılmış, Türkiye geneli eylemler ve paneller gerçekleştirmişse de, Hükümet geri adım atmamış, yasayı TBMM’den çıkartmıştı. Türkiye Kamu-Sen dönemin Cumhurbaşkanı ile de görüşerek, yasadaki Anayasa’ya aykırılıkları ve memurların güvencesine yönelik hak kayıplarını ifade eden itirazlarını dosya olarak sunmuştu.
Yasa ile memurların iş güvencesi ortadan kaldırılıyordu. Memurlar için olmazsa olmaz hak olan ve Cumhuriyet kuruldu kurulalı memurların iş güvencesine hiçbir hükümet göz dikmemiş, böyle bir taleple TBMM’de düzenleme yapmaya kalkmamıştı. AKP’nin bu fütursuz davranışının altında elbette ki, “kamu çalışanlarına şaşı bakış” ile “Dış güçlerin Türkiye’yi önce eyalet sistemine, daha sonra bölünmeye kadar götürme arzularının” tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.
Mevcut Anayasamız, kamu yönetiminin yerelleşmesine engel teşvik etmektedir. Ayrıca,  memurun güvencesi Milli Devletin varlığının temelini oluşturmaktadır.
Siyasi iktidar Cumhurbaşkanı’nın yasayı Meclise iadesinden sonra, kamuda yasal olmayan istihdam modellerini hayata geçirmeye başlamış; başta Öğretmenler, Sağlık çalışanları ve Adliye çalışanları gibi memurlukları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine göre istihdam yolunu seçmiştir (Bu süreçte sadece Sağlık Bakanlığı 7 farklı sözleşmeli statüde istihdam yapmıştır). Amacı, bu kadrolarla aldığı memurların istediği zaman iş akdini fesh etmekti. Ancak, bu çabaları da boşa gitti. Memur Sendikalarının, 4/B’li çalışanların askerlik hizmetleri sonrası işe geri alınmaması ve ücretsiz izne ayrılanları, (doğum izni dahil) kurumların işe tekrar  başlatmamaları nedeniyle açtıkları davaları kazanmaları, 4/B’li sözleşmeli çalışanları 2011 yılı genel seçimleri öncesinde hükümet kadroya geçirmek zorunda kalmıştır.
Hükümet 13 yıllık iktidarı boyunca zaman zaman açıklamaları ve bazı yasal düzenlemeleriyle memurların iş güvencesini kaldırmaya kalkışmışsa da, Anayasa engeline takıldığı için başaramamıştır. En son 2014 yılında paralel yapı bahanesi ile bir kısım çalışanların iş akdinin feshine yönelik çıkarılan kanun da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Kamu sistemini iktidarları süresince çeşitli düzenlemelerle yaz-boz tahtasına çeviren hükümet, kamuda çalışma barışının bozulmasına ve kamu hizmetlerinin nitelikli sunulmasına engel olmuştur. Hiçbir iktidarın yapmadığını yaparak, kadrolaşmada ve memurlar arasında ayrımcılıkta sınır tanımamıştır.
Kamuda tüm kadroları yandaşlarıyla dolduran siyasi iktidar, memurun güvencesini elinden alıp; Devleti parti devletine çevirme, ülkeyi de eyalet sistemine geçirme sevdasından vazgeçmemiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz ay içerisinde iş adamları ile yaptığı bir toplantıda bir kere daha memur güvencesine atıfta bulunarak, şu ifadeleri kullanmıştır: “Kamuda işçi- memur ayrımı kalkmalıdır. Görevden aldığımız memur ve yöneticiler, mahkemelerce geri döndürülüyorlar. İşçi olsalar tazminatını verirsin, gönderisin. Bunlardan kurtulamıyoruz. 7 Haziran seçimlerinde partimiz, Anayasa’yı değiştirecek sayı olan en az 400 milletvekili çıkartmalı. Anayasa değişikliği gerçekleştirilmelidir.” Demesi, bütün memurların kulağına küpe olmalıdır.


16 Şubat 2015 Pazartesi 17:42
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL