16 Ekim 2018 Salı

UHAFACE

Sarı sendikacılığın korkunç yüzü

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Son Soma faciası göstermiştir ki, memleketin çivisi çıkmış da haberimiz yok. 

Kimin eli kimin cebinde belli değil! 
Devleti yönetenler, madenleri işletenler, sözde sendika yöneticileri, denetim yapan müfettişler hep birlikte 301 insanımızın şahadeti için her şeyi yapmışlar. Şimdi herkes sorumluluğu başkasına yıkmaya çalışıyor.
“Bu yaşananlar son olsun, millet olarak bizlere ders olsun, bir daha böyle acılar yaşamayalım” diyenlerimiz, vicdan sahiplerimiz oldukça çok... 
Korkarım ki, bu sözcükler bir temenniden öteye geçemeyecek. Çünkü öyle bir çıkar çemberi kurulmuş ki, siyasetçisinden patronuna, sarı sendikacısından, müfettişine ve bürokratına kadar kırılması ve ortadan kaldırılması imkansız bir çember...
Bir sendikacı olarak, Soma felaketinin sorumlularının başında, oradaki sözde sendikacıların gelmesi elbette bizi üzüyor. Ancak, bu gerçekle yüzleşmeliyiz. Ülkemizdeki tüm değerlerimizin yozlaştırıldığı gibi, ehil ellerde olmayınca sendikacılığın da yozlaştırıldığı bir gerçek... 
Emek ve alın terini pazarlayanlara sendikacı denilemez! Bu tip şahsiyetler için emek hırsızı gibi kelimeler bile hafif kalır. İnsanlıktan nasibini almamış mahluklar sözü dahi yetersizdir. Hatta Necip Fazıl’ın bazıları için söylediği “Çukur” tabiri bile kifayetsizdir!
Çalışanın alın terini ve emeğini patrona peşkeş çekmek, hele hele yerin binlerce metre altında maden kazarak, zehir soluyarak, her an ölümle burun buruna gelerek yapılan bir işi ve bir emeği pazarlamak en büyük edepsizliktir. Daha ötesi utanç verici bir davranıştır.
Emek hırsızlığını sarı sendikacılık marifetiyle hayata geçirenler, taşeronlaşmaya da çanak tutar, her türlü bayağılığa da… 
Yeter ki, onlar kazansın. 
O parazitler için insanın, alın terinin ve emeğin hiçbir anlamı yoktur. Allah korkusu, kul utancı ise onlara hiç uğramamıştır.
Bu tipleri zaman zaman işçi sendikası yöneticisi, zaman zaman da memur sendikası yöneticisi olarak görürüz. Eskiden sendika ağalığı revaçtaydı. Bu gün ise, “sarı sendikacılık” revaçta... Sarı sendikacılar, emeği pazarlar, hakkı hukuku çiğner, sureti haktan görünüp, işverene çalışırlar. Onlar için alın terinin, emeğin hiçbir anlamı yoktur. Yeter ki, çıkarlarına dokunulmasın...
Geçtiğimiz günlerde Başbakan’a hizmette sınır tanımayan bir memur konfederasyonu başkanının sözleri medyada geniş yer aldı. 
Sözde konfederasyon başkanı 15 dakikalık konuşmasında, 13 defa “Sayın Başbakanım” diyor. 
Adeta yalvarıyordu. 
Başbakan’dan yediği zılgıt onu kendine getiremedi! 
Toplu sözleşme masasında unuttuğu memurların haklarını Başbakan’dan istiyordu, ona şirin görünebilmek adına düzenlediği toplantıda... Ancak, öyle bir şamar yedi ki, yüzü kızarması gerekirken hiç oralı olmadı. Sadece tebessüm etti!
Zavallının, aslında yapacak da bir şeyi yoktu. Çaresizdi, Başbakan onun veli nimeti idi! Ancak, onun varlığı ile bu zat vardı. İktidardan besleniyordu; göbeği Başbakan’a bağlı idi. 
Bu zatın, genel başkanı olduğu konfederasyonun halen yüz binlerce üyesinin bulunması ise, ülkemizdeki insani değerlerin yitirildiğini göstermesi açısından oldukça manidardır.
Söz konusu şahsın, Başbakan’a yalvararak, sözde memurlar için talep ettiği hakları, masada unuttuğunu hatırlatan bir üyesi var mı acaba? 
Toplu sözleşme süresinin bitimine 23 gün kala müzakereleri bitirip, 123 TL artışın altına imza atan bu şahıs değil miydi? 
Başta enflasyon farkı olmak üzere, memurların onlarca sorununu o masada unutan, önüne konulan metne imza atmak durumunda kalan yine aynı şahıs değil miydi? 
Başbakan haklı… 
Diyor ki, “Kardeşim burası toplu sözleşme masası mı? Biz devlet yönetiyoruz, bakkal dükkanı değil.”
Hani derler ya “Böyle başa böyle tarak”, malum konfederasyonun üyeleri “Mübarek olsun başınızın tarağı.” 
“Ayakçılığın sonu, kıyakçılıktır” demiş atalarımız. 
Sizler, memuru aldatmaya devam ediniz. Zaten sizden erdemli bir davranış da beklenemez. Omurgasızlığınız ise bir ömre bedeldir! 
Bu dünyada belki işiniz iş... Ama size hatırlatırız, burası yalan dünya. 
Ya öteki dünya, orada ne yapacaksınız? Gerçeklerle yüzleştiğinizde hakkı ve hukuku çiğnemenin bedelinin ağır olduğunu göreceksiniz... 
Herkes ektiğini biçer, çünkü orada “torpil” yok! Yediğiniz kul hakkının bedelini de ödersiniz.


04 Haziran 2014 Çarşamba 12:47
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun