17 Ağustos 2018 Cuma

UHAFACE

Şırnak, Cizre, Habur Üçgeni

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

17 Aralık sabahı yolsuzluk şoku ile uyanan hükümet ve Başbakan, o günden bu yana gündemi değiştirebilmek ve bu çamur deryasını ört bas edebilmek için olağan üstü çaba sarf ediyor. Devlette bir “paralel yapının” olduğu iddiasıyla kendilerini temize çıkartmaya çalışıyorlar.
Gerçekten Yargı-Emniyet çizgisinde böyle bir yapı var mı? Var ise bunlar kim? Mutlaka ortaya çıkarılmalıdır. Ancak, dün beraber yürüyenlerin, ülkeyi yönetmede ortak ve paydaş olanların, bugün içine düştükleri durum kendileri için gerçekten utanç vericidir. Haklı olarak millet “neyi paylaşamadınız, neyin kavgasını veriyorsunuz, ortaklığınızı ortadan kaldıran, birbirinizle kanlı bıçaklı olmanıza vesile olan husus nedir?” öğrenmek istiyor.
Türkiye böyle bir gündemin içerisindeyken, iki günlük Şırnak, Cizre ve Habur ziyaretinde bulunduk. Sendikamızın Şırnak’taki Şubesinin toplantısına katıldık. Habur Sınır Kapısında çalışanlarla buluştuk. Cizre, Silopi ve Şırnak üçgeninde seyahat ettik. İzlenim ve gözlemlerde bulunduk.
Daha önce duymuş olduğumuz PKK’ya bağlı KCK’nın paralel devlet yapısını bizzat görerek, şahit olduk. Anlaşılan o ki, hükümet sadece cemaatle paralel yapıya göz yummakla kalmamış, paralel yapıyı Güney Doğu Anadolu Bölgemizde PKK ile de oluşturmuş…
Oslo görüşmeleri sonrası varılan mutabakat neticesi, bölgede asker kışlasına, polis karakoluna çekilmiş. Bölücü örgüt kırsalda kendi otonom bölgelerini oluşturmuş. Şehirlerin içinde de KCK denilen gençlik örgütlenmesi ile şehir yapılanması tamamlanmış ve kontrolü eline almıştır. 
Barış süreci diye yutturulan, “bakın artık şehit gelmiyor” diyerek övünülen tablo, içler acısı bir teslimiyet acı gerçeğinden başka bir şey ifade etmiyor.
Bölgedeki belediyeler PKK’ya çalışıyor, şehirleri pislik götürüyor, her yer tarumar… Anadolu’dan gelen memurlar askerinden, polisine, öğretmeninden, gümrükçüsüne kadar bölgedeki zorunlu hizmetlerini kazasız belasız bitirme derdine düşmüşler. “Askerler gibi şafak! sayıyorlar.”
PKK yandaşı olmayan, ülkenin bütünlüğünden yana olan halk sindirilmiş, bölgedeki vatanseverlerin ümide de direnci de yok edilmiştir. “PKK bu gidişle çocuklarımızı da örgüte katacak” endişesi taşıyorlar. Çünkü, bölgedeki baskın güç otorite PKK’nın elinde…
Şırnak - Cizre yolu üzerinde karşılaştığımız bir Asteğmen, Ankara’dan Türkiye Kamu-Sen’den geldiğimizi söylediğimizde, gözleri parlayarak yalvarırcasına, “Ne olur daha sık gelin buralara” demiştir.
Şınak’ta, Silopi’de ve Cizre’de her gün olaylar oluyor. Bizim bulunduğumuz süre içinde Şırnak’ta bir korucubaşı şehit edildi. Bölücü eşkıya sözde barış süreci içinde ölüm listesine aldığı korucuları tek tek kurşuna dizerek, şehit ediyor. Şırnak’taki son şehitle, korucuların şehit sayısı 6’ya yükselmiştir.Ülkeyi yönetenler bu saldırıları görmezden geliyor, tedbir almıyor, dün terörle mücadele eden vatanseverler bugün PKK’nın kanlı ellerine teslim ediliyorlar.
Silopi ve Cizre‘de  gün boyu kepenkler indirildi, yollar kesildi, lastikler yakıldı, polis taşlandı. Silopi’de askeri lojmanlara kadar eşkıya ulaştı, “çatışma” ile püskürtüldü.  2 gün boyu bu çirkin olaylara şahit olduk.
Türkiye’nin Kuzey Irak’a açılan en büyük sınır kapısı olan Habur, içler acısı durumda.. Bölge insanının önemli gelir kapısı haline gelen meşhur Habur Sınır Kapısı’nda her gün gümrük memurlarına saldırılar düzenleniyor. Gümrük alanında  yaklaşık 3 saat süren ziyaretimiz sırasında, gümrük çalışanlarına iki ayrı saldırı gerçekleşti.
Her gün sınır kapısında olaylar oluyor, gümrük çalışanları saldırıya uğruyor. Gümrük çalışanları kaderlerine terk edilmiş. Birkaç iyi niyetli yöneticinin çabaları da sonuç vermiyor. Çünkü devleti yönetenler, eşkıyaya arka çıkıyor, memurlarını yüz üstü bırakıyor.  Her gün taşlanan, camları kırılan servis araçlarıyla Silopi’den Habur Sınır Kapısı’na, 15 km mesafeyi kat  eden gümrük çalışanları, araçlarına taşlı saldırısız bir gün yaşarlarsa o gün kendilerini oldukça şanslı sayıyorlar.
Bilindiği gibi Habur Gümrük Kapısı daha önce bölücülerin ülkeye girişi ve savcıların ayaklarına götürülmesi ile dikkat çekmişti. Hafızalara “Habur rezaleti” diye kazınan meşhur kapıda bir başka rezalet daha yaşanmıştı. Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır’da Başbakan’la Peşmergebaşı Barzani buluşmuşlardı. Peşmergebaşının ülkemize girişi Habur Sınır Kapısı’ndan olmuş, burada bu zat cumhurbaşkanlarına uygulanan protokolle karşılanmıştı. Gümrük çalışanlarının bu karşılamada resmi elbiseleri çıkarttırılarak, takım elbise giydirilmiş, saatlerce bekletilmiş, vardiya değişiklikleri yapılmamış, böylece çalışanlara büyük bir zulüm yapılmıştır. Hükümetin talimatıyla yapılan bu uygulama ile gümrük çalışanı devlet memurları, adete eli kanlı peşmergebaşının ayakları altında pas pas edilmiştir.
Bu utanç ülkeyi yönetenlere ömür boyu yeter de artar bile...


15 Ocak 2014 Çarşamba 09:14
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun