22 Haziran 2018 Cuma

UHAFACE

Yaşananlar kader değil, cinayettir!

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

 Geçtiğimiz aylarda ‘Torba Yasa’ ile sözde madenlerle ilgili düzenlemeler yapıldı. Anlaşıldı ki, mesele kanun yapmak değil, kanunların gereğini yapmaktır. Kanunların gereğini herkese yapan bir siyasi anlayış mı var ülkede? Elbette yok... Yasalar kişiye, kuruma ve zümreye göre değişiyor.

Anayasa ve yasa tanımayan bir Cumhurbaşkanı ve onun oluşturduğu hukuksuz bir yönetim. Kişiye göre karar veren bir hukuk düzeni; Manzara-i umumiye böyle...
Bir felaket daha Karaman’ın Ermenek ilçesinde yaşandı. 18 madenci bu defa su baskınına uğradı. Halen akıbetleri meçhul... 
Yeni bir felakete kadar ah vah diyeceğiz. Sonra unutuvereceğiz. On yıllardır yaptığımız tek şey, her felaket karşısında önce ah, vah demek, sonra da unutmak ve tedbir almamak...
Manisa Soma’daki maden felaketi sonrası hazırlanan Torba Yasanın TBMM’de kabulünden hemen sonra, İstanbul’da bir inşaatta 10 işçimiz asansör kazasında hayatını kaybedince, yeni Başbakanımız Ahmet Davutoğlu kazayla ilgili şu sözleri söylemişti: 
“Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (İLO) madenlerle ilgili 167. ve inşaatlarla ilgili 176. Maddelerini en kısa sürede TBMM’ye getirip, yasallaştıracağız.”
Başbakan’ın bu sözleri söylemesinden bir ay önce Torba Yasa Meclis’te görüşülürken muhalefet partilerinin İLO’nun söz konusu maddelerini kanuna koydurmak için gösterdikleri çaba maalesef iktidarın karşı çıkmasıyla engellendi, düzenlemenin içine konulmadı.
Başbakan’ın geç de olsa daha önce karşı çıktıkları, sonra da ‘Çıkaracağız’ diye söz verdikleri düzenlemeyi, yasallaştırmalarını dörtgözle bekliyoruz. 
Manisa’daki 301 işçinin kaybı hükümeti kendine getirmese de, bir ay sonra yaşanan İstanbul’daki asansör felaketi sonrası hükümetin aklının başına gelmesi önemli bir gelişmedir. Ancak, halen düzenlemenin yerine getirilmemesi de büyük bir ayıptır.
Eğer İLO’nun söz konusu maddeleri hayata geçerse yani yasallaşırsa, İLO’nun madenlerimizi ve inşaatlarımızı denetlemesi de söz konusu olacaktır. Böyle bir denetim mekanizması ihmalleri ortadan kaldıracak, kazalar azalacak, ölümler sonlanacaktır.
Tedbirsizliğin adı kader olmuş!
Her felaketin arkasından “Bu işin fıtratında var. Kaderlerinde var... Güzel öldüler...” gibi sözler telaffuz eden devlet erkanı, her şeyi kadere bağlayarak, “tedbir”i hep göz ardı etti.
Sonuçta ihmallerin bedelini işçilerimiz ödedi. 
Aslında olanlar, ihmal kelimesini çoktan aştı, “cinayet” sözcüğüyle eşdeğer hale geldi. 13 yıldır ihmal ve kadere sığınıyoruz. Acı gerçek bunun çok ötesindedir. Yaşanılanlar cinayettir. Çünkü bugün madenlerimizin yüzde 90’ı, inşaat sektörlerimizin de yüzde 70’i uluslararası çalışma standartlarına uygun değildir.
Kalıcı tedbirler alınmadığı için kazalar cinayete dönüşüyor. Ülkemiz işçi ölümlerinde Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü. Son 6 yılda meydana gelen iş kazalarında 7.708 işçimiz hayatını kaybetti. Bu yılın ilk 9 ayındaki sayı daha da korkunç. Bu süreçte 1.414 insanımız kazalar sonucu Hak’ka yürüdü. Binlerce çocuk yetim, bir o kadar eş de başsız kaldı.
Tedbir alınmazsa daha büyük felaketler kapıda...
İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı Latif İşcan, “3 yıldır uyarıyorum ölümler devam edecek diye ve biz işçi ölümlerinde dünyada birinci sıraya oturacağız. En büyük kazayı 301 madenciyle Manisa’da yaşadık. Ancak, bir rafineri veya kimyasal tesis gibi, çevresel felaket getirecek yeni bir kaza yaşamamız işten bile değildir...” diye uyarıyor.
Ne yazık ki, Türkiye’nin yıllardır acı gerçeği budur. Bu durumun düzeltilmesi için ciddi bir yaptırım gerekmektedir. Sadece teknolojinin yenilenmesi de yetmemektedir. Tavizsiz, sıkı bir denetimin de sürekliliği gereklidir.
Ancak bunlar yapılırsa, insanlarımızın ölümlerinin önüne geçilebilir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, kazaları sıfır noktasına indirebiliriz.
Acı ama gerçek. Bugün ABD’de bizden 50 kat fazla maden üretiliyor. Kaza ve ölümler ise bizdekinin yüzde 1’i bile değil. AB ülkelerinde de durum böyle. Önemli maden üreticisi olan İngiltere, Almanya ve Fransa’da da ölümlü kazalar oldukça az. Hatta yıllık sıfır noktasında.
Artık felaket haberleri duymak istemiyoruz...
Öyleyse yapılması gereken; insana değer veren bir anlayışla, kaderciliği terk edip, tedbir almak. Daha önemlisi, uluslararası standartlara uygun bir sistem ve denetim... Yani, denetim, denetim ve yine denetim...
Artık hiçbir sabah felaket haberleriyle uyanmak istemiyoruz!


30 Ekim 2014 Perşembe 19:48
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL