16 Ekim 2018 Salı

UHAFACE

Yolsuzluktan, Diktatörlüğe!

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Dünkü operasyonu, “ohhh! İyi oldu” diye meşru sayamayız. “12 yıl ülkeyi birlikte yönettiniz, birlikte zulmettiniz, şimdi yiyin birbiriniz” deyip seyirci de kalamayız. “Dünün mağrur cemaatçileri, bugünün mağduru oldu” anlayışı ile olayın üzerine de gidemeyiz..!

Ülkemiz için, geleceğimiz için, mazlumla zalimi ayırabilmek için, doğru tavır almak ve duygusallıktan sıyrılmak zorundayız… Haksızlık ve hukuksuzluk kime yapılırsa yapılsın, karşısında durmak, mazlumun yanında olmak temel ilkemiz olmalıdır. Aynı şekilde, zulmedenin yani zalimlik yapanın kim ya da kimler olduğuna bakmaksızın karşısında durmak, insan olmanın gereğidir.
Siyasi iktidarla Cemaat 12 yıl boyu ülkede onlarca hukuk dışı operasyona ortak oldu. Başta muhalefet partilerinin yöneticilerine olmak üzere hem de belaltına! vurularak… Yetmedi… Askere dahi komplo kurulduğunu bugün Bakan koltuğunda oturan bir şahsiyet itiraf etmek zorunda kaldı.
Komplolar, muhalif partiler ve askerle sınırlı kalmadı. Yargı ve diğer tüm kamu kurumları da nasibini aldı. Medya “Alo Fatih’lerle” kontrol altına alındı. Sivil toplum örgütleri, aynı uygulamalar neticesinde sessizliğe büründü… Dün, “üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz” diyenler, bugün “kendi üstünler hukukunu” kurdular.
AKP’nin iş başına geldiği 2002 yılından 17 Aralık 2013 gününe kadar, ülkede yaşanan tüm olumsuzluklardan siyasi iktidarla birlikte “hizmet hareketi” de sorumludur. Bu süreçte bütün günahları birlikte işlediler… Birlikte ülkeyi yönettiler, birlikte komploları kurdular ve birlikte binlerce mazlum yarattılar.
Cemaatle siyasi iktidarın 17 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonu öncesi, hangi gerekçelerle kavgaya tutuştukları sırrını korumaktadır. 12 yıl boyu yapılan yolsuzluk ve usulsüzlüklere seyirci kalan cemaat ne olmuştur da, 17 Aralık’ta düğmeye basmıştır? “Neyi paylaşamadıklarının” sorusunun cevabını mutlaka vermelidirler.
Görülen o ki, ihale paylaşım pastasından istediği payı alamayan Cemaat, 17 Aralık 2013’te düğmeye basmış, 25 Aralık 2013’te ise ikinci bir yolsuzluk dosyasıyla hükümeti ve o zaman ki Başbakan’ı deşifre etmiştir. Bu yolsuzlukların doğruluğu ise millet vicdanında tescillenmiştir.
Yolsuzlukların üzerini örtmek adına 25 Aralık 2013’ten bu yana AKP’nin olağan üstü bir gayret gösterdiği ortadadır. Önce Emniyette, sonra Devlet dairelerinde, daha sonra Yargıda, “paralelci” avına çıkılmış, ayrıca bu gerekçeyle onlarca yasal düzenleme yapılmıştır.
Kamuda önemli ölçüde “paralel” ya da hizmet hareketi mensubu temizliği gerçekleşmiş, “kurunun yanında yaş da yanar” misali binlerce masum insan da zulme uğramıştır.
Daha sonra, “hizmetin” kuruluşları hedef alınmış, şimdi de medya ayağına operasyonlar gerçekleştirilmiştir.  Elbette Devlette hukuk dışına çıkan, Devlet gücünü kendisi veya cemaat lehine kullanan, bu gücü başkalarına zulüm aracı olarak gören herkes bedelini ödemelidir. Ancak, bu yapılırken yeni mazlumlar yaratılmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki, ülkenin bugünlere gelmesinde birinci dereceden sorumlu iktidardır. “Paralel yapı” denilen unsurların yaptıklarından da birinci derece sorumlu yine iktidardır. Bu nedenledir ki, son operasyonlar kuşkuludur, şüphelidir. Somut olarak ortaya konan bir belge yoktur.
Elbette ki, Devlette paralel yönetim olamaz. Bunu yapanlar bedelini ödemelidir. Ancak, esas sorun 13 yıl boyu AKP’nin yaptıklarının bedeli ne zaman ödetilecektir? 17-25 Aralık yolsuzluklarını, operasyonlarla kapatma yolunu seçenlerden millet ne zaman hesap soracaktır?
Şimdi milletimize düşen, bu kirli oyunu bozmaktır. Bu siyasi iktidar artık durdurulmalıdır. Bunun yolu ilk genel seçimlerden geçmektedir. Demokrasiden yana olan, şeffaf yönetim arzulayan, hukukun üstünlüğünü her şeyin üstünde gören, temel insan haklarına saygılı, “Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü” anlayışında olan herkesin bu zulüm düzenine başkaldırması gerekmektedir.  Bu gidişe seyirci kalmak, ülkenin geleceğini karartmak isteyenlere destek anlamı ifade eder. Yolsuzluk bataklığına boğazına kadar gömülmüş, bölücü eşkıyaya kolunu kaptırmış, Cumhuriyetimiz ve kazanımlarıyla hesaplaşma kavgasına tutuşmuş, toplumu etnik yapılara ayırmış bir siyasi anlayışın devamı, milletimizin felaketine yol açacaktır. Ülke, bölünme ve diktatörlük sürecine hızla sürüklenmektedir. Bu gidişat mutlaka durdurulmalıdır.


16 Aralık 2014 Salı 00:15
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL