19 Haziran 2018 Salı

Parke sistre cila

"Yüzde 60'lık şer cephesi!.."

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

E-Posta : fyokus@turkburosen.org.tr

Dil, insanların duygu, düşünce ve gözlemlerini anlatmak için kullandıkları sözlü ve yazılı bir araçtır diye tarif edilir. Dil, bir iletişim aracı olarak oldukça önemli ve vazgeçilmezdir. Temel insani vasıfların başında güzel söz söylemek ve konuşurken insanları incitmemek gelir.

Bir atasözünde “Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır” denilmektedir. Aslında bu söz her şeyi açık ve net olarak ortaya koyuyor. Dilin güzelliği “tatlı dil” dediğimiz hitabet ve sözcüklerden geçmektedir.
Bu hususta Yunus Emre’nin, “Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet dahi, Elin yüzün yumaz değil….” ve “Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı, Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz…” sözleri sadece tasavvufi sözler değildir. Bu sözlerin kaynağı yüce dinimiz ve Peygamberimizin sünnetidir. Sözün bu kadar hassas olduğunu hepimiz bilmemize rağmen, ne yazık ki öfke ya da başka ruh hali içinde çok yanlış sözler söyleyebiliyor ve kalpleri incitebiliyoruz. ,
Toplumda önder olarak bilinen kişilerin, bu konuda oldukça hassas davranmaları gerekirken, ülkemizde bunun tam tersi yapılmaktadır. “Siyasetçilerin dili” dediğimiz ne yazık ki oldukça kaba ve kirli bir dil, devletimizi yönetenlerce ve yönetmeye talip olanlarca kullanılmaktadır. Bu durum milletimizi germekte ve huzursuz etmektedir. Daha önemlisi, siyasetçilerin “kirli dili” aklı selim düşünen her vatandaşımızı üzmektedir.
Ülkemizde siyaset dilinin tamamen argoya, hakarete ve iftiraya dönüşmüş olması oldukça üzücüdür. Topluma önder ve örnek olmakla mükellef olan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, Başbakanın, Siyasi Parti Liderlerinin ve Bakanların konuşma adabından uzak, hakaret ve küfür içeren sözleri toplumda derin yaralar açmakta, kamplaşmalara ve kutuplaşmalara neden olmaktadır.
Cumhurbaşkanının 13 yıldır kullandığı “Ağır Hakaret Dil”inin taze Başbakan Davutoğlu’na da bulaştığı görülmektedir. 7 Haziran seçimleri öncesi muhalefeti suçlayacağım diye, defalarca şu cümleleri kullanmıştı; “CHP, MHP, HDP, Paralel yapı, Kandil ve DHKP-C; AK Partiyi durdurmak için bir cephe oluşturdular. Bu altılı çete intikam peşinde…”
Yine Başbakan, 12 Eylül’de Partisinin Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Muhalefet partilerinin mensuplarının tamamını kast ederek kullandığı, “Yüzde 60’lık Şer Cephesi” ifadesi oldukça çirkindir. Başbakan, açık açık kendi partisine oy vermeyen tüm vatandaşları “ŞER” ilan ediyor ve “Şer Cephesinin Mensupları” diyor.
Şimdi seçimler yenileniyor. Vatandaş yeniden sandığa gidecek. AK Partiye 7 Haziran’da oy atmayanlar, yani kendi deyimleriyle “yüzde 60’lıkşer cephesinin” mensuplarından ne yüzle oy isteyecekler? Hiç yüzleri kızarmayacak mı?
Şer Cephesinin anlamı; “kötülük cephesi, zulüm cephesi, musibet ve bela cephesi” demektir. “Çete” sözcüğünün anlamı ise; “yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk, yasa dışı silahlı birliktir.”
Şimdi bu sözcükleri söyleyen, insanları aşağılayan, milletin yarısından fazlasına “Çete ve Şer Cephesi”ni oluşturanlar diyen birisi bizim Başbakanımız olabilir mi? Ben bu zata “Başbakanım” demem. Çünkü ben partisine oy atmadım. Bu nedenle bana “şer cephesinin mensubu, yani çete” diyor. Elbette sadece bana değil. 7 Haziran Seçimlerinde AKP dışındaki tüm siyasi partilere oy veren vatandaşlarımıza hakaret ediliyor.
Bir Türk vatandaşı ve seçmen olarak, ben Başbakan’ın bu “kirli” konuşmalarını kendisine yakıştıramıyorum. Onun seviyesine düşmemek için de, “aynen ona bu kötü sözlerini misliyle iade ediyorum da demiyorum..!”
“Edebim el vermez, edepsizlik edene. Susmak en güzel cevap, edebi elden gidene!” Başbakan Davutoğlu’nu Allah’a havale ediyorum. Ayrıca Peygamber Efendimizin şu hadisi şerifini kulağına küpe etmesini tavsiye ediyor ve hakaretine muhatap olan tüm vatandaşlarımızdan özür dilemesini bekliyorum.
“İnsanları Cehennemde yüz üstü düşürecek olan şey, dillerinden başkası değildir. Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin ya da sussun…”
Ve Yunus diyor ki,
“Edep bir tac imiş Nur-u Hüda’dan
Giy ol tacı, emin ol her beladan...
İlim Meclisinde; aradım, kıldım talep…
İlim en geridedir, illa edep illa edep.”


24 Ekim 2015 Cumartesi 14:00
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun