19 Haziran 2018 Salı

UHAFACE

Ülkücü Bakış İle Gündem Analizi

Gazi Karabulut

Gazi Karabulut

E-Posta : arabulut58@hotmail.com



Yaşanan sürece yapılan analizler irdelendiğinde dünyanın, bölgemizin ve ülkemizin yaşadığı

buhranlar anaforunun hatlarını daha net görme imkanına sahip oluyoruz.

Hususen ülkemizde yaşanan ve taraflardan dinlediğinizde tam bir kaotik yaklaşımlara kapı

araladığına şahit olduğumuz gelişmeler topyekun insanlığın sürüklendiği kaosun da ip uçlarını veriyor.

Gençliğimden beri İslam dünyasının neden geri kaldığını düşünmüş, araştırmalarıma,

sorularıma tam bir cevap da alamamışımdır. Nihayet, İlahi hüküm aslında sebebi ortaya koyuyor.

Rahmetinin bütün yaratılmışları kuşattığı ve dünyada çalışana verdiği, rahman sıfatının müminlere

açıldığını öğrendiğimde manevi bir doyumu yaşananlarla örtüştürmeyen çalışmışımdır.

Genelde, insanların millet olma vasfı ve devletler arası menfaat ilişkileri açısından kendi

toplumunun çıkarlarını öne çıkarması anlaşılabilir.

 Ama özelde, bir misyonu savunanların da – doğru veya yanlış olduğuna bakmaksızın-

yandaşını hatadan ari görmesi; Erol Güngör’ün “vekar” şeklinde ifade edip ülkücülerin “şahsiyetçilik”

olarak tanımladığı ahlak yaklaşımlı tutumla örtüşmediği bir hakikattır.

Pek çok defa ifade ettiğim gibi, “ Türk milletinin tarihi mirasının günümüzdeki takipçisi

Ülkücü hareket, geçmişindeki şevki yeniden hissetmeli, yaşamalı ve yaşatmalıdır.

Buna mecburdur. Medeniyetler inşa edip büyük ülkülerin taliplileri gündelik telaşeler ve

siyasi kaoslar içinde kaybolup gidemezler.

“Anadolu’nun dağlarında, ovalarında bir Eyyüp Peygamber sabrı ile dolaşan, çalışan,

kahırkeş, çilekeş” insanımızı bu kutlu davaya davet edeceksek ve yine “Anadolu yaylasında kopan

bir fırtına bütün Dünya’yı tesir altına alabilir.” Deniliyorsa yeniden asl-i cevher yaşantı ona göre

şekillendirilmelidir.

Bu girişten gaye “ söylemler şahsımı bağlamak kaydıyla ve -hayat gayem- dediğim Ülkücü

Dünya Görüşüne de ışık tutmak” mesuliyetidir.

Birincisi, dün olduğu gibi bugün de birilerine göre ve birilerinin hoşuna gitsin diye değil,

inandığımız değerlere göre yaklaşımlar sergilemek esas olmalıdır. Bu değerlendirmede öncelikli

yaklaşım, İslam’ın izzeti, Türk milletinin geleceği, memleketimizi bütünlüğü, bölgemizin huzuru esas

alınarak yapılmalıdır.

İkincisi, nerede hangi vazifeyi yapıyorsak yapalım, Hakkın hatırını ali tutarak, profesyonel

yaklaşımlar, kurumsal kimlikler ve projeler ortaya konulmalıdır.

Üçüncüsü, vefa anlayışı ile hareket ederek; toplumsal meselelere, ülkemizin buhranlarına,

bölgemizin açmazlarına yapılacak ilmi, akademik, çalıştay, panel ve yayınlarla çözümler sunulmalıdır.

Bütün yaşananlar göstermektedir ki, Türk milleti kendi değerleri ile bütünleşen, inandığı gibi

yaşayan, yaşatma ideali dediğimiz felsefe çizgisinde millete vefalı duruş sergileyen bir anlayışa olan

özlem ile yarına bakmaktadır. O yarını doğru okuyanlar ve” Emrolunduğu gibi dosdoğru olanlar” Türk

milletinin, Türk Devletinin geleceğine sahip çıkacak ve onu milli ülküleri ile yarınlara taşıyacaklardır.

Ülkücülere düşen; beklentisiz, riyasız, saf ve temiz duygularla, milletimizle kucaklaşmaktır.

Oportünizmden uzak, pragmatizme kapalı, gönlünü, ruhunu, beynini, ilmini inançlarının emrine

vererek hizmet şuuru ile yollara düşmek asli anlayış olmalıdır.

Bir de en son yazılan Doğu ve Güney Doğu konulu yazıya o bölgenin cefasını, çilesini çekmiş

bir vefalı dostun notundan kısa bir bçlümü iliştirmek istedim:

“Etniseteyi ayrı bir millet gibi göstermek suretiyle , topluma enjekte edilmeye çalışılan

yanlış ve kutuplaştırıcı politikalar karşısında; dik duran bölge halkı ile, onu kalben ve yüreğiyle

seven, onlarla aynı havayı teneffüs eden gönüldaşlarımızın içinde bulundukları şartlar

çerçevesinde; zaman kaybedilmeden ; uygulanması gereken birleştirici ve çözüm getirici tutumlar

tespit edilerek , acilen hayata geçirilmesi zorunluluğunu görmeliyiz.

Çivisi çıkmış, değer yargıları ayaklar altına alınmış, bölünmeye doğru yol tutmuş bir

ortamda , hissiyatlarımızı ve nefislerimizi birtarafa bırakarak, bölge insanımızı hertürlü bölücülerin

kucağına itilmesine izin verilmemesi hususunda "Ülke Sevdası "anlayışı ile Doğu ve Güney Doğu’ya

gönül seferberliği ilan edilmelidir.

Milletimizin yüreğinde derin yaralar açan , Milli iradenin arkasında durmayan, fiziken

Türkiye'de ruhen başka yerde olan hiç bir erke, bölge insanımızı terk etmemeliyiz. Öncelikle

Bölgede bulunan ülkücü camiaya ve bedel ödeyenlerine ve vatandaşlarımıza, Milletin ve Devletin

bekası noktasında sahıp çıkmalıyız.”


22 Aralık 2013 Pazar 15:32
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun