15 Ağustos 2018 Çarşamba

UHAFACE

Geçmişin…

Gökhan ÜRKMEZ

Gökhan ÜRKMEZ

E-Posta :

Hani son günlerde övünüp durduğumuz ya da yerin dibine soktuğumuz gerçeklerimiz var ya… Hani çokbilmiş bilmiş konuşup, utanmadan yakın tarihimize ve Cumhuriyetimizi kuran Önderimize küfredip, öncesini öven “embesillerimiz” ikon halinde orta yerde dolaşıyorlar ya…
Hani öve öve bitiremedikleri “Cumhuriyet öncesi” ve yerle yeksan ettikleri “Cumhuriyet dönemi”nde, insana kadına verilen haklardan bi haber olanlar var ya…
“Hani ben diktatör olsam, siz bunları konuşabilir misiniz?” derken, diğer taraftan Cumhuriyeti kurana, bu topraklarda “Ne mutlu Türküm diyene” cümlesinin zihinlerde olmasına tahammül edemeyenler var ya…
Okuryazar olmadan, hatim indirip ortalıkta yakın ve uzak tarihimize ahkâm kesen ahmaklar var ya…
Şunları lütfen önce siz okuyun, sonra da eğer anlarlarsa, eğer biraz olsun küfrettikleri yakın geçmişin onlara bu özgürlüğü verdiğini bilmeyen cahil beyinsizlere diliniz dönebilirse… Anlatın, paylaşın… Lütfen… Lütfen… Lütfen…
“1923 Türkiye’si; nüfus 13 milyon civarıydı, 11 milyon kişi köyde yaşıyordu.
40 bin köy vardı, 38 bininde okul yoktu.
Traktör sıfırdı, kara saban’dı.
5 bin köyde sığır vebası vardı. Hayvanlar kırılıyor, insanlar kırılıyordu.
İki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengiliydi. Verem, tifüs, tifo salgını vardı. Üç milyon kişi trahomluydu.
Bebek ölüm oranı yüzde 48’di yani her doğan iki bebekten biri ölüyordu.
Memlekette sadece 337 doktor vardı.
Sadece 60 eczacı vardı, sadece 8’i Türk’tü.
Diş hekimi, sıfırdı.
Dört hemşire vardı. 40 bin köy, sadece 136 ebe vardı.
Ortalama ömür 40’tı.
Yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bin. Ülkeyi yeniden inşa etmek gerekiyordu. Ama kiremit bile ithaldi. Adı; Marsilya kiremidiydi.
Limanlar, madenler, demiryolları yabancıya aitti.
Toplam sermayenin sadece yüzde 15’i Türk’tü. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan sadece dört fabrika vardı, Hereke İpek, Feshane Yün, Bakırköy Bez, Beykoz Deri Fabrikaları…
Elektrik sadece İstanbul, İzmir ve Tarsus’ta vardı.
Otomobil sayısı bin 490’dı. Sadece dört şehirde özel otomobil vardı.
Veremle boğuşan halk, ahırda yatıyordu…
Ve Saray ve Abdülhamid; Abdülhamid’in 16 tane eşi vardı:
Nazikeda, Safinaz, Dilpesent, Peyveste, Nazlıyar, Bidar, Mezide, Emsalinur Hanım… 16 tane…
Yaş itibariyle, tamamı çocuktu.
Abdülmecid’in 22 eşi vardı. Ahali ineğine verecek saman bulamazken, o sarayında iki futbol takımı kadar kadınla yatıyordu.
Kadın, insan değildi. Tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok, spor yoktu.
Arkeolojik eserler, öyle gizli saklı değil, padişahların hediyesi olarak, trenlerle çalınmıştı.
Kimisi alaturka saati kullanıyor, güneşin battığı anı 12:00 kabul ediyordu.
Kimisi zevali saati kullanıyor, güneşin en tepede olduğu anı 12:00 kabul ediyordu.
Kimisi güneş batarken grubi saati esas alıyordu, Kimisi güneşin tamamen battığı ezani saati esas alıyordu.
“Saat kaç birader?” diye sorduğunda, her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu.
Kimisi hicri takvim kullanıyordu, kimisi Rumi takvim kullanıyordu.
Kimisinin Şubat’ı kimisinin Aralık’ına denk geliyordu.
Herkes aynı zaman dilimindeydi, ama farklı aylarda yaşıyordu!
Dirhem, okka, çeki vardı. Arşın, kulaç, fersah vardı. Ne ağırlığımız dünyaya ayak uydurabiliyordu, ne uzunluğumuz… Ölçülerimiz Ortaçağ’dı.
Erkeklerin sadece yüzde yedisi, kadınların sadece binde dördü okuma yazma biliyordu. Okur-yazar erkeklerin çoğunluğu, subay veya gayrimüslimdi.
Okul yaşı gelen her dört çocuktan üçü okula gitmiyordu.
Toplam, 4894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise vardı. Türkiye’nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı.
Öğretmenlerin üçte birinin, öğretmenlik eğitimi yoktu.
Tek üniversite vardı, Darülfünun, Medreseden halliceydi.
Ülke Bilim’den çoook uzaktı.
600 sene boyunca Türkçe heder edilmiş, Osmanlıca denilmişti. Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca kelimeler, Levanten terimler dilimizi istila etmişti. Karşılıklı sesli-sessiz harfleri olmayan Arapçayla Türkçe yazmaya çalışıyorlardı. İ
brahim Müteferrika’dan itibaren 150 sene boyunca basılan kitap sayısı kaçtı biliyor musunuz? Sadece 417’ydi. Bunların da çoğu gayrimüslimlerin matbaasından çıkmıştı. Ki zaten, Müteferrika da devşirmeydi, Macar’dı.
Bu topraklara kitap gelene kadar, Avrupa’da 2.5 milyon farklı kitap basılmış, 5 milyar adet satılmıştı.
İşte karşılaştırıp küfretmeye doyamadığınız ve çok hevesle yadı-endam ettiğiniz Cumhuriyet öncesi ve sonrası…
Siz, Türk olmaktan utanmaya devam edin...
Siz, Türklüğü inkar edenleri başınıza taç yapmayı erdem bilin...
Siz, oradan buradan devşirdiğiniz koyun sürüleri ile nüfusun çoğunluğunun kendini hala Türk hissetmesiyle kudurup salyalarınızla sağa sola saldırın…
Siz, hala kendini Türk hisseden, Millet kavramı ile birleşmiş Türklüğü yok sayıp kabilelere dönüştürüverin.
Dışardan taşıyıp beslediğiniz bu hainler, nasıl olsa bir gün sizi de, geldikleri toprakları nasıl bereketsiz bırakıp sattılarsa, satıp yarı yolda bırakacaklar.
Vatandaş: aynı atandan olan, bir kaç kişinin veya bir milletin tümünün bir ülkeden, belli bir yurttan olmasıdır.


15 Temmuz 2016 Cuma 21:40
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL