21 Ekim 2018 Pazar

UHAFACE

Ne mutlu...

Gökhan ÜRKMEZ

Gökhan ÜRKMEZ

E-Posta :

Türk olmak,
Cephe’de, önce düşmana su vermektir.
Türk olmak,
Önce düşmanın yaralısını sırtında, gocunmadan kendi hastanesine götürmektir.
Türk olmak,
Düşmanın ardından rahmet okumaktır,
Kanlından helâllik almaktır.

Mısralara sığmayan, fanatikliğinden sıyrılmış, kafatascılıktan uzak kalmaktır Türk olmak...
Öyle de olmuştur yıllar boyunca...

Anlatılanın aksine, Türkler gittiği yerlere öfke ve kini değil, merhameti ve kardeşliği götürmüştür.
Öğretilenin aksine, savaşçı değil barışı ve hoşgörüyü hakim kılmaktır tüm gayretleri.

Atatürk 1922′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 130. toplantısının birinci oturumunda yaptığı konuşmada, Türklerin kökeni hakkında şöyle diyor:

"Efendiler,
Bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan, büyük bir Türk milleti vardır. Bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında, tarih alanında da bir derinliği vardır."
"Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselam’ın oğlu Yâfes’in oğlu olan kişidir" rivayeti ile başlar tarih sahnesinde ki varoluş.
Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yâfes’in, Türk adlı oğlunun neslindendir.
Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Hz. Nuh Aleyhisselam’ın oğlu Yâfes’in oğlu olan kişidir.
Çin tarihinde, MÖ 1328 yılında “Tu-Kiu” şeklinde ilk kez kullanılan Türk kelimesinin, serüveninin böyle başladığını yazar tarih.

Göktürk İmparatorluğunun kuruluşu ile de Türk kelimesi bir devletin isminde ilk kez yer almıştır.
Türkler, Nuh Tufanından beri var olan, ilk devleti kuran, dünyanın en eski dilini kullanan ve hem Tevrat’ta, hem de Kur’an ı Kerim’de övülmüş, dünyanın dört bir yanına yayılmış bir millettir.
Görüldüğü gibi Türk, bir ırkın adı değil binlerce yıldır var olan şanlı bir milletin adıdır.
Çok hayranlıklar duyduğumuz ve peşine takılıp koşturduğumuz Arap hayranlığımız için ders alınmayan tarihimizle Türk olmanın onurunu yaşayamayan coğrafyamız, tek eksiğimiz.
Türkler tarih boyu, inananlara karşı son derece mütevazı, onlara saldıran inançsızlara karşı son derece amansız olmuşlardır.
Haçlı seferlerine karşı koyanlar Sami Araplar değil, Türkler olmuştur.
Sami Araplar, Selçukluları arkadan vurup, Haçlıların işini kolaylaştırıp istilalarına yol açtılar. Haçlılar bu rahatlıkla Kudüs’ü ele geçirip Müslümanları katlettiler.
Ama bunu hiçbir tarih kitabımız da bizlere öğretmediler.
1.Dünya Savaşında, Sami Araplar İngiliz Lavrence’in peşinden giderek, ülkelerini onlara sunmuşlardı. İngilizler böylece Kudüs, Mekke ve Medine'ye hükmederek Arabistan’da söz sahibi oldular.
Türkler bu emperyalist saldırılara karşı durmasalar, kutsal topraklarımız şimdi hristiyan bayrağı altında kirlenmiş olacaktı.
İslam dininin değerlerini haçlı zihniyeti ve istilasından korumak için ayakta duran ve savaşan tek millet, Türk milleti olmuştur.
Yaşadığımız coğrafya da Türk olmaktan onur duyan bir millet haline gelecekken, emperyalist zihinlerin ve içimize aldığımız İngiliz Lavrence’lerin, sayısının çokluğu nedeni ile hep ötekileştirilmek istenmemiz bu yüzden değil mi?
Etnik milliyetçilik yapanlar, terörle kol kola yürüyenler kadar, bizler Türklüğümüzü haykırabiliyor muyuz?
Onlar da yaratılan hoşgörü rüzgarı, neden "Ben Türküm, Ne mutlu Türk'üm diyene" dendiğinde, fırtınaya dönüşüp kasırgalar estiriliyor.
Neden Türk olmak ve Türk olduğunu söylemek batıyor birilerine?
Nedeni öylesine açık ki, İngiliz Lavrence’lerle dolu güzel ülkemiz.
Artık memleketin her tarafındalar. Bir fiil işgal etmiş durumdalar.
Bu coğrafya da hiç olmadıkları kadar rahat at koşturuyorlar. Türk Milliyetçisinin uykulu halinden yararlanıp tarihten gelen o intikam vuruşunun son hazırlığını yapıyorlar.
Buna izin verecek miyiz? Uyanıp silkelenip yeniden aslımızı ruhumuzu ülkümüzü hatırlayıp yürüyecek miyiz?
Başbuğumuzun "İnsanlar; yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya asla müsaade, müsamaha etmezler" vasiyeti için ne zaman harekete geçeceğiz.
"Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir." diyen Başbuğumuzun sözünde ki gençlerimizle ne zaman sarmaş dolaş olup aşılmaz engeller denen sahte duvarları yıkacağız.
Çok yakında inanın çok yakında...
Sevgili büyüğüm İsmail Hakkı Küpçü'nün dediği gibi "İnsanın ölümü mücadeleden vazgeçtiği gündür". Mücadelemiz nefes aldığımız sürece devam edecek.
Çünkü Türk olmak sorumluluk işi... Türk olmak arkasını dönüp giden korkakların, üç kuruşa koltuk makam satanların işi değil.
Tarihte olduğu gibi... Biz dün vardık, bugün varız, yarın da var olacağız.
Ne mutlu Türk'üm Diye(bile)ne...


02 Şubat 2016 Salı 20:29
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun