14 Aralık 2017 Perşembe

UHAFACE

Onları FETÖ kandırdı, sizi kim?

Gökhan ÜRKMEZ

Gökhan ÜRKMEZ

E-Posta :

İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Altın güneş orda sırmalar saçar. Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar. Yaşa Mustafa kemal Paşa, yaşa; Adın yazılacak mücevher taşa.

Türk oğluyum ben ölmek isterim. Toprak diken olsa yatağım yerim. Allah’ından utansın dönenler geri Yaşa Mustafa kemal Paşa, yaşa. Adın yazılacak mücevher taşa…
“Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919'da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun'a gönderilmiştir. 
Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve "Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplamıştır ki bu özel gün “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak çocuklara armağan edilmiştir. 
Kutlu Doğum Haftası ile etkisi ve etkinliği azaltılsa da kutlandığı yıllarda, küçük zihinler de milli Birliğin ilk tohumlarını ekmiştir…
Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı 'Meclis Başkanı' seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.”
Ve birdenbire, Milli Mücadelenin Dünya Tarihine geçen gurur tablosunu, nesilden nesile aktaran tüm özel günleri zihinlerden silen hamlelere geçilmiştir. “Türkçe Olimpiyatları” sahne edilmiştir.
Kurtuluş mücadelesi, Atatürk ve silah arkadaşlarının yokluk içinde varoluş hareketi ile bugünlere gelebilmiş genç Türkiye, dünyanın takdir ettiği mücadelenin, bir takım nesil tarafından yok sayılmaya çalışılmasına tanıklık edilmiştir.
Şimdiler de “kandırıldık aldatıldık” diyenler, çok değil birkaç sene önce ellerinde mikrofon canlı yayınlar da “yaşa fettullah gülen hoca yaşa, adın yazılacak musalla taşa” nağmelerini haykırıyordu.
Türkçe Olimpiyatları ile yedi düvele Türkçe öğretenler, Türkiye de okullarda bizim çocuklarımıza okuttuğumuz “Andımız”ı yasaklıyordu.
“Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!”
Bu and içinde, tek bir kelime yada cümle olsun ki siz kendinizi “Türk Milleti”nden hissettiğiniz de zorunuza gitsin.
Kanınız bozuk değilse, şu “And” sizin kulaklarınızı tırmalasın.
Ama Türkçe Olimpiyatlarımız vardı bizim. Yedi düvele Türkiye’nin sesini duyuruyorduk. Yıllarca bize yapılan misyonerlik çalışmalarını, güçlü Türkiye olduk ya, şimdi biz onlara yapıyorduk.
Tüm bu soytarılıklara kim inanırdı? Okumayan, düşünmeyen, sorgulamayan Aziz Nesin’in söylediğinde küfredip yuhaladığımız %60. 
Çünkü bu güruh çok çabuk fikir değiştirebilir. Aydınlanabilir. Doğru yolu bulabilir.
Fettullah Gülen Hoca Efendi iken Fetöş’e dönüşüveren birisini, yıllarca Cumhuriyet fedailerine rakip çıkarmaya çalışanları ne çabuk unutuverdik.
Tüm Milli günlerimizi hapşurup öksürüp hasta olup yada yeni yeni günler haftalar icat ederek arka plana atanları nasıl hafızalarımızdan siliverdik.
Bu millet balık hafızalı kardeşim, cümlelerini her sohbetimiz de dile getirirken biz ne kadarını hatırladık olanların.
Milli olma duygusunu ortadan kaldıracak, millet kavramını etnik farklılıkları kaşıyarak yerli yeksan edecek hamleleri nasıl görmezden gelebildik.
Askeri vesayetten kurtulalım, darbelerden arınalım, sivilleşelim derken ordumuza Cumhuriyetin bekçiliğini yapacak subayları yetiştiren Harp Okullarının kapanışına nasıl sessiz kalabildik.
Fetö sızdı, subaylar generaller yetiştirip güçlendi diyerek kapattığımız yerlere biz neden hakimiyet kuramadık.
Yurt içinde bu kadar bithap düşmüşken, hangi akılla bölgede lider ülke söz sahibi ülke yalanı ile kandırılabildik.
Ey güzel insanlar, bakın bizim seçtiklerimiz büyük cesaretle çıkıp “Fetö nün onları yıllarca kandırdığı”nı söyleyip, bizlerden özür dileyerek yollarına devam edebiliyorlar.
Dürüstlük en büyük fazilettir. Avuçlarım patlayana kadar alkışlıyorum onları. 
Ama ne olur artık sizde çıkın ortaya. Artık sizde “kandırıldık” özür dileriz diyerek uyanın.
Kandırıldığını itiraf eden, bu kadar yıl ülkeyi yöneten dürüst insanlara, sizler de “kandırılmışız” gerçekleri artık görebiliyoruz deyiverin.
29 Ekim de yıllardır yapmadığınız, uyuşturulup kaldığınız ekranların karşısından çıkıp, Cumhuriyetin kuruluşuna sahip çıkın.
29 Ekim’i artık sahipsiz ve kimsesiz bırakmayın.
Bakın 15 Temmuz gösterdi size gerçekleri. Herkes uyandı bu ülke de. Siz de uyanın. 
Sizin de kandırılmışlıktan uyandığınız gün 29 Ekim olsun.


24 Ekim 2016 Pazartesi 18:09
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun