15 Ağustos 2018 Çarşamba

UHAFACE

ANAYASA VE MİLLETİN ÖZÜ

Mustafa Ertekin

Mustafa Ertekin

E-Posta :

Demokrasiyi benimsemiş ülkelerde Anayasalar milletlerin toplum içindeki farklılıklarını değil, toplumsal mutabakatın yansıması olarak hazırlanırlar.

Bu mutabakat metinleri içerisinde "etnik"kriterler değil, toplumun genelini kapsayan söylemeler yer alır.

Bu sebeple Devletin kuruluş manifestosunu içeren ilk maddelerinde yönetim şeklini, dilini, tartışılmaz değerlerini tarif eder güvenceye alır.

Bu ana kuralın dışında temel insan hakları, yaşam hakkı, eşitlik, özgürlükler, yargı bağımsızlığı gibi temel unsurlar bu mutabakatın en temel ayağını oluşturur.

Bu aşamadan sonra güvence altına alınan hizmetten faydalanma, toplumsal hassasiyet ve ekonomik güvenceler yer alır.

Tüm bunlar yapılırken "dil, din, ırk, etnik söylemler" siyasi ikballer bu temel kriterlerin dışında bırakılır.

Bir anlamda toplumsal hayata yön veren tali kanunların güç aldığı temel kuralı oluşturan merkez anayasa olur.

***

Türkiye'de siyasetçilerin yukarıda özetlediğim bu temel kuralı 50 yıldır tartışan bir ülke olarak yön belirlemekte zorlanması geldiğimiz noktayı özetleyen en önemli unsur olduğunu düşünüyorum.

Dünya ölçeğinde Evrensel insan hakları ve yaşamsal gereksinimler artık demokrasi çerçevesinde yeterli güvenceye kavuşmuştur.

Fakat bizde bu güvence fark edilmediği gibi siyasal söylemlerden güvence yaratma yanlışına düşüldüğü görülmektedir.

Evrensel temel kuralların toplumsal hassasiyetlerle uyum sağlaması için yapılacak Anayasa çalışmalarından (her dönemde olduğu gibi) siyasal sonuç çıkarma ihtirası Anayasamız üzerindeki tartışmaları sonlandırmamıştır.

Geldiğimiz noktada 50 yıl öncesine dönüldüğü görülmektedir.

Siyasal söylemler, etnik eksenli söylemlerin anayasaya girmesi için akıl dışı bir tartışma maalesef gündemin ilk sırasındadır.

***

Meseleye bakınca 50 yıldır bir arpa boyu bile ilerlenmediği görülmektedir!

Yeni anayasadan uzlaşılamayan maddelere bakınca siyasi partilerin milli hassasiyetten ne anladığını analiz etmek daha kolay olmaktadır.

Anayasamızın ilk dört maddesi Devletin "devletin şekli ve temel ilkeler" bölümünde yer alan değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez 4 madde Cumhuriyetimizin kuruluş gayesini özetler ve korur.

-Birincisi maddesi devletin şeklini.

-İkincisi madde, Cumhuriyetin niteliklerini.

-Üçüncü madde, Devletin Bütünlüğü resmi dili,bayrağı, milli marşı ve bayrağını.

-Dördüncü madde ise, yukarıdaki ilk üç maddeyi güvenceye alır.

O halde neyi tartışıyoruz?

Anayasa konusunda ciddi tartışmaların sebebi AKP ve BDP anayasa tekliflerinden kaynaklanıyor.

AKP ve BDP'nin Anayasa taslaklarında yer alan teklif ve ifadeler bu güvenceyi ortadan kaldıran söylemler içeriyor.

AKP"değiştirilemez" denilen ilk üç maddesinin ikisinde değişiklik isterken, BDP Anayasa da Türk cümlesinin geçmesine tahammül edemez bir anlayış içindedir.

BDP bu ülkenin diline dahi itiraz edecek kadar, uzlaşmaz bir hırçınlık sergilemektedir.

AKP'nin Atatürk milliyetçiliğine olan bağlılığı ve Dilimizin "resmi " dile dönüştürülmesini istemesi Anayasal bir suç olmasına rağmen teklifinde yer vermesi akıl tutulmasıdır.

Mevcut Anayasa'nın "değiştirilmesi teklif dahi edilemez" zırhı giydirilmiş bu maddeleri yürürlükteykenAKP ve BDP'nin uzlaşarak Anayasa suçu işlemesini Anayasa Mahkemesi yok sayabilir mi?

Elbette sayamaz ama referandum gibi bir kılıf bu tahribata izin verebilir!

Bunun adı da "anayasaya yapılan darbe" olabilir!

Hal böyle olunca, Başkanlık modeli için "rejim değişikliğine gidiyorlar" tedirginliği yaşayan çevrelere hak vermemek imkânsız hale geliyor.

***

Gelinen noktada Anayasanın özü olan toplumsal mutabakat yerine iki partinin "mutabakat metni" olarak değişikliğe gitmek 50 yıl daha tartışılacak bir zeminin temelini atmak olacaktır.

MHP ve CHP'nin Mecliste temsil ettiği kitleleri yok sayıp AKP -BDP anayasası yapmak demokrasi ve bütünlüğümüz için ciddi bir risk olacaktır.

İktidar gücünü toplumsal uzlaşmazlığa dönüştüren hiç bir iktidarın başarılı olduğu bir örnek dünyada yoktur.

Bu sebeple, AKP sözcülerinin milli hassasiyet taşıyan, milli değerler ve milliyetçi düşüncenin teminatı MHP ye saldırmak yerine ortak akıl kullanmayı denemesi belki de tarihi bir karar olacaktır.

Türk milletinin "dilini, Bayrağını, bütünlüğünü" tartışmaya açmak ciddi bir risk olur.

Yeni anayasada milletin özünü tartışmaya açmak gibi bir hata hiçbir siyasi partinin haddi ve cüreti olamaz.

Dileriz ortak akıl kullanılır… 



08 Nisan 2013 Pazartesi 18:35
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
UHAFACEYENİKATIL