17 Ağustos 2018 Cuma

Parke sistre cila

Cami kapılarına isim modası!

Ramazan Durmuş

Ramazan Durmuş

E-Posta : rdurmus44@hotmail.com

AKP Türkiye’sinde garipliklere her gün bir yenisi ekleniyor. Gün olmuyor ki, tansiyonum tavan yapmasın!
Belki küçük ayrıntılarla ne kadar uğraşıyorsunuz diyenleriniz çıkacaktır! Peşinen söyleyeyim; sinek de küçük ama mide bulandırıyor. Ayrıntıları atlaya atlaya bugün geldiğimiz durum orta yerde. Hiçbir şey iyi gitmiyor!
Diyeceksiniz ki herkes savaş tamtamları çalıyor, sen neyle uğraşıyorsun; ama gördüklerimden aziz Türk milletinin haberdar olmasından daha önemli ne olabilir ki?
Ankara’da Kızılay Metro İstasyonundaki Şeyh Şamil Camii’nde Çankaya Müftülüğü’nün garip bir uygulaması sırıtıyor! Hiç karşılaşmadığım bir durum; hemen bilgisayarımın başına geçtim ve Müftülüğe bilgi notu gönderdim. Öyle ya onca tarihi cami gezdim, hiçbirinde görmedim; Koca Kocatepe Camii’nde de böyle bir uygulama yok. Aydınlatılmam gerekiyordu ama günler geçti, kimseden ses seda yok.
Bilgi notumda şöyle demiştim:
“Sayın yetkili
Ankara’da Kızılay Metrosu içindeki Şeyh Şamil Camii'ndeki bir uygulama ile ilgili yazı hazırlığım nedeniyle bir bilgiye ihtiyacım doğdu. Bugüne kadar hiçbir cami girişinde görmediğim bu uygulama, yaptığım araştırma ve istişareye göre Türk cami geleneğinde de
bulunmuyor. Bir mescit hüviyetindeki bu camimizde biri kadın cemaat olmak üzere 4 giriş bulunmaktadır. bu giriş kapılarına Arapça-Türkçe karışımı olarak El Veli, Es Selam, El Emin ve El Ashab kapısı isimleri verildiği dikkat çekmektedir. Bu uygulamadan sayın Çankaya Müftülüğümüzün haberi olup olmadığı konusunda bilgi rica ediyorum. Saygılarımla...”
İlginç değil mi; hem uygulama, hem de sessizlik! Ama ben alışığım bu sessizliklere... Haklı olduğumuz yazılarda susmayı tercih edenleri çok iyi bilirim. “Onbir Ayın Sultanı” bir Arap tayına isim olmuştu da bir türlü sorularıma ve isyanıma cevap alamamıştım. Oysa feryadımı sağır sultan bile duymuştu!
Şimdi çevremdeki dostlarımdan aldığım bilgilerle bu garip uygulamayı sizlere aktarayım.
Evet, Türk cami geleneğinde böyle bir şey yok..
El Veli ve Es Selam, Yüce Yaradan’ın isimleri… El Emin, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) güvenilirlik unvanı… El Ashab da, Peygamberimizin arkadaşlarının unvanları...
Açıldığı günden bu yana kullanılmayan bir kapıya isim verilmesi de cabası...
Peki uygulama nerelerde var; onu da araştırdım. Kabe ve Mescidi Nebevi’de... Mescidi Nebevi’deki isimler ise Bab-ı Rahmet, Bab-ı Cibril, Bab-ı Nisa, Bab-ı Selam...
Uygulamanın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da olması hayli ilginç geldi bana... Birileri süslü süslü yazdı, her şey olup bitti öyle mi? Yok öyle şey! Yoksa Araplaşıyor muyuz?
Kocatepe’de, Sultanahmet’te, Süleymaniye’de olmayan şey neden küçücük bir mescitte uygulanır ki? Arap İhvan’la akraba olduk da ondan mı yoksa? Bu girip kapılarından esinlenerek bazı camilerin ana kapılarına hani bazı siyasilerin ismi verilirse ne olacak?
Uygulamanın özeti mi, bir mescitte yapılan bu uygulama, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın camilere sahip olamamasının göstergesinden başka bir şey değildir… Yoksa bu devlet kurumu kontrolden mi çıkıyor?
Çünkü yaptığımız araştırmalarda, camilerimizdeki Arapça hat yazılarında da sıkıntı olduğu açık açık ortaya konuyor. Bir hat sanatçımız da adeta isyan ediyor! Gittiği bir camiyi örnek veren söz konusu sanatçımız, hat yazılarının uyduruk olduğunu, cami içlerinin yazısız kalmasının daha iyi olduğunu ifade ediyor.
Türk milletini kendi diliyle düşündürmemek için her şeyi yapanlar Türkiye’de garip şeylere imza atmaya devam ediyorlar. Arapça’yı ezberletip Türkçe’yle ilgilenmeyenler, sakın ha beni İslam düşmanı ya da Arapça düşmanı ilan etmesinler! Öyle ya milletim Yüce Yaradan’ın rehberini kendi lisanıyla öğrense din tüccarları için yıkım olacaktır ki o yüzden Allah'ın ne dediğini anlamasın diye Kur-an'ın Türkçe’sini yüzyıllar boyu bu milletten sakladılar.
Tuğşat Ayhan’dan sosyal medyadaki paylaşımıma gelen şu tarihi diyalog her şeyi ne de güzel anlatıyor. Hoca Ahmet Yesevi'ye sormuşlar;”Müslüman mısın?” O da, “- Elhamdülillah Türk’üm Müslüman’ım” demiş.
“Neden Türklüğü katıyorsun, biz dinini soruyoruz” diye itiraz gelince de Hoca Yesevi cevabını yapıştırmış:
“- Din seçim, Türklük kaderdir!”


07 Eylül 2013 Cumartesi 12:08
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

Devlet Bahçeli TBMM MHP Grubunda Konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 05 Nisan 2016 - Salı günü TBMM Grup

Devlet Bahçeli'den Diyarbakır Açıklaması !

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak'ta terör saldırıları nedeniyle açıklama

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Bahçeli Sert Konuştu, Herkes ayağını denk alsın!

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli Twıtter adresinden gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TBMM MHP GRUBUNDA KONUŞTU

Devlet Bahçeli Çanakkale Mesajı Yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
yanuhakırmızılıuzun